24 Mart 2019

Psikoloji bölümleri akademik değerlendirmeleri

2013-2017 yılları arası 5 sene boyunca yaptığım ve en sonuncusunu 2018'de yayınladığım Psikoloji bölümleri akademik değerlendirmeleri raporlarımı researchgate adresimde bulabilirsiniz. 

Diğer yayınlarımın çoğu da o adresten indirilebilir. 


Akademik Dünya youtube kanalı

Bazı kısa videoları izlemek/dinlemek istiyorsanız, Akademik Dünya youtube kanalına bakabilirsiniz. 

23 Aralık 2018

akademik yayınlarım

Kişisel websitem için: www.enginarik.com

Akademik yayınlarımın tam listesi.

Şimdiye kadarki akademik yayınlarımın çoğunu Researchgate adresimden indirebilirsiniz.




12 Kasım 2018

Akademik yayın jargonu

Önnot: Twitterda yazıyorum, kaybolmasın.



Akademik yayın jargonu: 


- kuyruk olma (şurada hazır yazılmışı var, ben de yazar olayım) 

- üstüne konma (makalenin çoğu yazılmış ben de minik katkıda 
bulunayım) 

- üstüne yatma (öğrencinin makalesine ilk/son yazar olma) 

- basma (makalenin yayınlanması)

- İncelemede (hakemler nesini beğenmesem bunun diye kara kara düşünüyorlar) 

- Double blind / çift körleme (yazarlar hakemleri, hakemler yazarları bilmiyor. Editör herşeyi biliyor. Çünkü o bir editör!) 

- Reviewer 2 / Hakem 2 (eleştirinin dozunu kaçıran hakem)

- OA-Gold/APC/PF (Açık Erişim-Paralı: Duj istiyor sen verecek ... dolar) 

- Atıf verme/alma (Kaynakçada kimler olsun? Benim makalemi kimler okumuş / makalemden kimler yararlanmış / kimler beğenmemiş?) 

- Atıf çemberi (Biz aslında bir kliğiz, hep birbirimize...)

- Yok sayma (Aslında bu konuda daha önce yapılan araştırmalar var ama belki aradan kaçarım) 

- Yayında (Editör/hakemler kabul etti, makale yayınlanacak, sıra bekliyor, çıkmaz ayın son çarşambası artık) 


- Çöp 1 (embesil yazar, embesil makale, embesil dergi)

- Çöp 2 (her makalesinde aynı şeyi evire çevire yazan 'tanınmış' akademik makalesi)


- Çöp 3 (fos makale ama iyi üniversitelerden akademikler yazmış, editörün bi tarafı yememiş)

- Olduğu gibi kabul et / Accept as is (ilk gönderişteyse kesin bu işte bir terslik var, ben olsam makalemi çekerdim. Ya da siz akademiklerin akademiği de olabilirsiniz, bilemedim şimdi)

- Red / Reject (alla belanı versin, böyle makale mi yazılır, yuh sana, hadi başka dergiye)

- Düzenle ve Tekrar gönder / Revise & Resubmit (yani çalışma değerlendirmeye değer, yani o kadar, ama olmamış, al başına çal, ama sen tekrar da gönder bize) 






24 Eylül 2018

makaleler, akademikler, Türkiye ve bir takım sayılar...







YÖK 2017-2018 yükseköğretim istatistiklerine göre Türkiye'de 24 bin 640'ı profesör, 14 bin 456'sı doçent ve 37 bin 520'si doktor öğretim üyesi (ayrıntısı burada) yani toplam 76,616 öğretim üyesi var. 2017'de Türkiye adresli 28,529 SCI, SSCI ve A&HCI makalesi olduğuna göre öğretim üyesi başına 0.37 makale düşüyor.

Tabi bu demek değil ki öğretim üyeleri sadece bu veri tabanlarına giren dergilerde yayın yapıyor. 

Tabi bu demek değil ki her akademik disiplinin yayın beklentisi oranı ve ortak yayın yapma oranı aynı. Kabaca, dünyadaki akademik trendlere göre, tıp alanları (uygulamaya açık) doğa bilimlerinden, doğa bilimleri sosyal bilimlerden, sosyal bilimler (psikoloji vs) insani bilimlerden (edebiyat vs) daha çok makale yayını yapar. Doğal olarak da bu alanlardaki akademiklerden de beklenti bu yöndedir. Özgün kitaplarda da bunun tersi olduğu iddia edilebilir. 

Ortak (yani çok yazarlı) yayın yapma durumu tıp alanlarında sosyal bilimlerden daha çok, sosyal bilimlerde insani bilimlerden daha çok gözlenir. 

Tabi 10 kişi 10 makaleyi ortak yazarlı olarak yayınlayınca toplamda 100 makale etmiyor, yine 10 makale ediyor :) 

Daha uzun uzun açıklama yaparım ama başka bir makaleye saklayayım onları :)





15 Eylül 2018

Klinik Psikolog Unvanını Alan Programlar ve İtirazların Değerlendirilmesi Hk.



Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığı Sayı: 75850160-102.01.01-E.57438

Konu: Klinik Psikolog Unvanını Alan Programlar ve İtirazların Değerlendirilmesi Hk.

Bağlantıdan indirebilirsiniz.



https://drive.google.com/file/d/1sp1ZTWagJ3iG8_yGMcXP2toa4wxVZnVw/view?usp=sharing


Not: Şu yazıma da bakınız:

http://akademi.enginarik.com/2018/05/klinik-psikoloji-yukseklisans-hangi.html






31 Ağustos 2018

Psikoloji ile ilgili dernekler

Psikologların aktif olarak yönetimlerinde yer aldıkları ve websitelerinde yönetim kurullarının belli olduğu derneklerin listesini hazırlıyorum.


Türk Psikologlar Derneği - meslek odası henüz olmasa da 
Türk Psikologlar Derneği'ne psikologların amiral derneği denebilir.


(alfabetik)


Şu yazıma da bakınız.

27 Ağustos 2018

Türkiye adresli akademik psikoloji dergileri


Bu yazıda Türkiye adresli akademik psikoloji dergilerini listeliyorum. Akademik psikoloji dergilerinden kastım psikologların yayın kurullarında olduğu ve bilimsel yayın yapan dergiler.

Akademik dergilerin değerini gösteren şeylerden birisi hangi dizinlerde/indekslerde yer aldıkları. O nedenle ben de böyle bir sıralama yapıyorum (nasıl lisans programları, lisansüstü programlar sıralanıyorsa, dergiler de sıralanıyor :))


Web of Science - Social Sciences Citation Index (SSCI):





Scopus: Türk Psikoloji Dergisi dışında bulamadım henüz. Ayrıntılı incelemeye devam ediyorum.



Web of Science - Emerging Sources Citation Index (ESCI):



PsycINFO:





Dergipark (alfabetik, güncelliyorum şu an):








Diğer (alfabetik, güncelliyorum):









(not: 24 Mart 2019 tarihinde güncellenmiştir)


03 Ağustos 2018

Yükseklisans programları üzerine notlar


Herhangi bir program için kabuledilebilirlik alt eşiği şöyle: 

1. Yükseklisans diploması ile programın vadettiği şeyin/alanın örtüşmesi gerekir. Örneğin, Klinik Psikoloji programı ise diplomada Klinik Psikoloji yükseklisansı yazması lazım. Gelişim Psikolojisi ise diplomada Gelişim Psikoloji yükseklisansı (ya da Gelişimsel Psikoloji) yazması lazım. Çoğu program maalesef bu şekilde değil. 

2. Lisansüstü programının alanından tam zamanlı doçentler/profesörler programda olmalı. Örneğin, Klinik Psikoloji programı ise belli sayıda doçent/profesörün Klinik Psikoloji doçentliği olmalı. Çoğu program maalesef bu şekilde değil. 

3. Ciddi ve iyi bir üniversitede, TR'daki bölümler, lisans ve lisansüstü programlar, program başına öğretim üyesi sayıları düşünüldüğünde, yükseklisansa öyle bir seferde bir program için (modül-odak saçmalıkları dahil) 50-100 veya daha fazla öğrenci alınamaz. Tam zamanlı, kadrolu ve alandan doçent/profesör başına 3-5 lisansüstü öğrenci olmalıdır. (Bunun dersi var, semineri var, tez önerisi var, bitirme projesi/tezi var, var da var)

4. Yükseklisansta sınıflara ayırma, şubeler falan diye birşey olmaz. Nereden çıktı bu?

5. Lisansüstü programlar sadece yükseklisansı olan kişilerce desteklenebilir ama yürütülemez.

6. Lisansüstü programlar sadece doktorası olan kişilerce desteklenebilir ama yürütülemez.

7. 100 m2, 3 oda bir salon kütüphane ile değil lisansüstü, değil lisans, ilköğretim bile olmaz. 

8. 3-5 akademisyenle, hepsi ultra-profesör bile olsa, lisans ve lisansüstü programlar aynı anda yürütülemez.

Daha yazacağım...

26 Mayıs 2018

Çeşitli derneklerden eğitim/sertifika vs alanlara


Çeşitli derneklerden eğitim/sertifika vs alanlara yararlı bilgiler:

1. Bir derneğin güvenilir olup olmadığını anlamanın yollarından birisi yönetim kurulunun belli olmasıdır (örn. websitesinde açık bir şekilde yazması). Belirtilmemişse, uzak durmak gerekir.

2. Belli bir alana yönelik bir dernekse yönetim kurulunun o alandan kişilerden oluşuyor olması gerekir (yani :)). Örneğin psikoloji ile ilgili dernek (genelde) psikologlarca yönetilmelidir. Değilse, uzak durmak gerekir.

3. Dernekte eğitim/seminer/sertifika vs düzenleniyorsa bu tür etkinlikleri düzenleyen eğitimcinin kim olduğu, yetkinliği ve yeterliliği açıkça belirtilmelidir. Yani genelde alandan, bilinen, saygın birisi olmalıdır. Bu kişinin verdiği eğitim/seminerle ilgili yeterli yükseköğretim seviyesine sahip olması gerekir. Her lisans/y.lisans mezunu alanıyla ilgili eğitim yetkinliğine sahip değildir. Ayrıca, normal şartlar altında, eğitim/seminer verebileceğine dair yeterliliğe sahip olmalıdır.

4. YÖK, MEB vs bir derneğin eğitimini/sertifikasını neden onaylasın? Dernekler YÖK'e MEB'e bağlı değil ki! Ancak, belli durumlarda izin verebilir. O nedenle YÖK onaylı, MEB onaylı gibi ibarelerin ne anlama geldiği iyi araştırılmalıdır. 


5. Üniversiteler bir derneğin eğitimini/sertifikasını neden onaylasın? Dernekler üniversitelere bağlı değil ki! Ancak, belli durumlarda işbirliği yapabilir. Belli bir üniversitenin bu tür etkinlikleri kendi çatısı altında düzenlemeyip derneklere düzenletmesi de garip.

6. Eğitimcinin verdiği bilgilerin doğru ve akla yatkın olması gerekir. 
Örn. 500bin saat süpervizyon verdi, 100bin saat danışan gördü gibi ifadelerin akla mantığa ve hesaba uygun olmadığı açıktır. 100bin saat danışan görmek demek 70 sene boyunca her gün günde 4 danışanla görüşme yapmak demek :)

Örn. ABD'de Prof. XY'den eğitim aldı vs gibi ifadeler muğlak, ne kadar süre boyunca, ne zaman eğitim aldığı açıkça belirtilmelidir. 'Eğitim almak'tan kastedilen şey açıkça belirtilmelidir. 

(devamı gelecek)




not: Bu arada dernek/vakıflarla ilgili çeşitli araştırmalar yürütüyoruz. Bir makale yazdık, yukarıdaki konuyla direk ilgili değil ama paylaşmak istedim:

Akboğa, S., & Arık, E. (2018). Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Medyada Görünürlüğü [Media Publicity of Civil Society Organizations in Turkey]. İnsan & Toplum. DOI: dx.doi.org/10.12658/M0224 link 







09 Mayıs 2018

"YÖK: Vakıf üniversitelerinin yarısı kazanç aktarımı için arsa alım-satım işinde"

YÖK'ten nihayet birileri vakıf üniversitelerinin en az yarısında (siz, çoğunda diye okuyun) üniversitelerin bir vakıf gibi hareket etmelerinden ziyade birer ticarethaneye dönüştüğünü ve mütevelli heyetini (daha da) zenginleştirmeye çalıştığını ifade etmiş.

Sadece benim Akademik Dünya'da ara ara yazdığım bir konu değil bu. Pek çok akademik bu konuda seslerini çıkartmıştı ve uyarılarını yapmıştı. 

Mali tabloların ve bütçelerin açıklanması lazım. Ayrıca, her sene YÖK'ün yaptığı denetlemelerin ve raporların açıklanması lazım. 

Peki problem sadece mütevelli heyetlerine dolaylı yoldan para aktarma mı? Yaa, güldürmeyin.

Peki problem sadece vakıf üniversiteleri ile sınırlı mı? Vakıf üniversitelerinin (akademik ve akademik olmayan) yöneticileri başka bir gezegenden gelmediğine göre tabiki değil. Devlet üniversitelerini de kurcalayın biraz :)

http://www.diken.com.tr/yok-vakif-universitelerinin-yarisi-kazanc-aktarimi-icin-arsa-alim-satim-isinde/