AKADEMİK DÜNYA "aman çok akademik"

16 Şubat 2017

Veri çözümleme, veri paylaşımı

Dil kullanımı ile ilgili çeşitli projeler yürütüyoruz. Bunlardan üç tanesi büyük veri kapsamında değerlendirilebilir. Zaman geçtikçe veri iyice büyüdü, başka konularda da bakılacak hale geldi. İlgili öğrencilerin yardımıyla verileri kısmi kodluyoruz. İlgili araştırmacılarla da veri paylaşmayı düşünüyoruz. 



Şu şekilde veriler var, ham halde (word, txt dosyası linkleri ile beraber):



1) 15 Ekim 2013'ten bu yana en çok satan 5 gazetenin ana haberlerin başlık ve giriş kısımları (Hürriyet, Sabah, Zaman, Sözcü, Posta). Zaman ve Posta gazetelerinin Ağustos 2016'ya kadar haberleri var. Diğerleri tamam. Bugün itibariyle toplam 800,000'den fazla ana haber.

Buna ek olarak çeşitli yerli/yabancı medya kuruluşlarının ana haberlerini de 1 Aralık 2016'dan beri topluyoruz. Tam listesi şu bağlantıda:




2) Ocak 2014'ten bu yana iki online websitesinden iş ilanlarını topluyoruz. Bugün itibariyle 190,000 civarında ilan var. 



3) 18 Ekim 2013'ten bu yana İstanbul'da gösterilen sinema filmleri hakkında bilgi (ismi, dili, türü, konusu, kaç sinemada gösterildiği vs.). Bugün itibariyle 1200 civarında film. 



Kapımız hiç bir zaman kapalı değil :)



11 Şubat 2017

Türkçe Psikoloji Ölçüm Araçları Veritabanı


Türkçe Psikoloji Ölçüm Araçları Veritabanı'ndan haberdar mıydınız?


"Bu projenin temel amacı, psikoloji alanındaki araştırma ve uygulamalarda sıklıkla kullanılan ölçek, anket veya envanter adlarıyla anılan çeşitli türdeki ölçüm araçlarına dair açıklama, tanıtım ve iletişim bilgilerini içeren internet temelli bir veritabanı oluşturmaktır."


Destekleyin, yararlanın!


10 Şubat 2017

TPD açıklaması

Açıklamanın bağlantısı: http://psikolog.org.tr/?Detail=1738

Buraya fotoğrafını koydum:












































Benim de gerekli yerlere ulaştırdığım bu çağrıya cevabım:


"

Sayın Genel Başkan, Genel Sekreter ve İlgili Liste Üyeleri,

"ARTIK YETER! İTİRAZ ve ÇAĞRI"

​ ​
başlıklı açıklamanızı çok değerli buluyorum.
​ Bu akademik yıl ailevi nedenlerden dolayı yurtdışında ücretsiz izinli olarak bulunuyorum. Ancak kamuoyundan ve akademik ilgimden dolayı takip edebildiğim kadarıyla üniversitelerin kapatılması, işten çıkarmalar, akademik çalışma ortamlarının ortadan kaldırılması gibi nedenlerden dolayı mağdur olan üniversite bileşenleri için (öğrenciler, asistanlar, öğretim görevlileri, öğretim üyeleri vb) bir takım girişimlerde bulunulabilir. 

Örneğin, 

bu akademisyenlere dernekte, şu an ayakta kalan bölümlerde ders/seminer verdirilmesi (hatta bunun için online bir platform oluşturulması),

dayanışma ağlarına maddi/manevi destek verilmesi, 

asistanların hem lisansüstü öğrenimlerine devamı hem de araştırmalarının sürekliliği konusunda desteklenmesi,

öğrencilerin yetkin ve yeterli psikologlardan araştırma yöntemleri, 
temel psikoloji bilgisi ve psikoloji alanları hakkında temel bilgi almasına 
​zemin hazırlamak gibi.
 (bölümlerin ve sosyal bilimler enstitülerinin çoğunda isteyerek ya da istemeden yetkin ve yeterli olmayan kişilerce yükseköğretimin yürütüldüğü artık malumunuz)

Belki dernek ve psikoloji camiası olarak bu tür girişimlerde bulunulabilir. Bu tür girişimlerin anlık ve reaktif değil sürekli ve proaktif olarak yapılması gerektiğini düşünüyorum.

​Şahsım adına bu tür desteği belki yeterince maddi ve fiziksel olarak değil ​ama uzaktan, yazılı ve görsel olarak vermeye hazırım. Gerekirse ayrıntılı öneriler sunabilirim.

Saygılarımla,
Doç. Dr. Engin Arık

"

03 Şubat 2017

Psikolog mu acaba?

Psikolojiye toplumsal ilgi arttıkça üniversitelerde bölümler kuruluyor, öğrencilerle dolup taşıyor. Lisans programları, yükseklisans programları orantısız bir şekilde kuruluyor. Bu başlı başına bir sorun.

Ama sanırım bundan daha da önemli bir sorun yetkinliği ve yeterliliği olmayan kişilerin kendilerini psikolog olarak tanıtması ve medya/sosyal medyada boy gösterip, popülerleşmesi ve özellikle klinik psikoloji alanında yer almaya çalışmaları (bazıları üniversitelere bile sızdılar, sızdıranlar utansın!).

Bu duruma hiç sesini çıkartmayan pek çok psikolog olmakla birlikte, bazı psikologlar YÖK, medya ve sivil toplum aracılığıyla bu durumdan rahatsızlıklarını açıkça belirtiyorlar. 

Yeni karşımıza çıkan bir blog oldukça ilginç. Adresi: http://sahtepsikologifsa.blogspot.com.tr/

Bu blogda oldukça ilginç paylaşımlar oluyor. 

Doğruluğunu kendiniz araştırın!

Not: Türkiye'de sadece ve sadece YÖK tarafından tanınan üniversitelerin Psikoloji Bölümü mezunları "Psikolog" olabilmektedirler. Yurtdışından alınan diplomaların ise YÖK tarafından tanınması ve denkliğinin verilmiş olması gerekmektedir. 

02 Şubat 2017

Makale buldum, bilimsel mi nasıl anlarım?

Bilgi kirliliği arttıkça saçma sapan şeyleri doğru zanneden üniversite camiası var. Bir yardımım dokunsun istedim:

1- Bilimsel yazının (makale, kitap bölümü, kitap) bir veya birden fazla yazarı olur!

2- Yazarı bir biliminsanıdır ya da biliminsanı olma yolunda ilerleyen birisidir.

3- Bilimsel yazı bilimsel bir mecrada yayınlanır (bilimsel dergi, kitap).

4- Bilimsel yazılara kütüphaneler (üniversite kütüphaneleri) ve bilimsel yayınların yer aldığı veri tabanlarından ulaşılır.


Aslında bu kadar basit. Ama bir de negatif kanıt (negative evidence) sunmak lazım. Tersten bakalım.

1- Bilimsel yazı yazarsız olmaz! Kimin yazdığı belli olmayan yazılar bilimsel değildir.

2- Yazar "araştırmacı-gazeteci", 'televizyona bol bol çıkan kişi', bakkal, çakkal, 'ünlü kişi' vs olmaz.

3- Yazı bakkalda satılan hatta 'kitapçılarda' satılan çok satan bir kitap / dergi / gazetede yer almaz. 

4- Yazıya wikipediadan, youtubedan, blogdan, günlükten, gazete köşesinden, vs. ulaşılmaz. 


Çeşitli tüyolar:

  • Yazının başlığı 'Aşk bir sudur iç iç kudur' 'Aşkın psikolojisi' 'Kolay aşık olmanın binbir yolu' 'İnsanın içine bakan göz' '5 dakikada beşiktaş' gibi bir şey değildir.
  • Yazıda bilimsel bir yöntem izlenmiştir, yani tekrarlanabilir, yanlışlanabilir, vs vs vs.
  • Yazı, kutsal değildir.
  • Yazar ulu manitu değildir.
  • Yazının içerisinde bol bol kaynak / atıf / referans vardır.
(genelleme yapıyorum, arkası yarın)

01 Şubat 2017

Ocak 2017 verileri

Akademik Dünya'yı 1-31 Ocak 2017 tarihleri arasında 13,384 farklı kişi ziyaret etti. Bu kişiler 57 ülkedeki 357 farklı şehirdendi. 

Akademik Dünya bütün ziyaretçilerine teşekkür eder!

Akademik Dünya 15 Eylül 2013'ten beri yayındadır. O tarihten 31 Ocak 2017 tarihine kadar 327,541'den fazla farklı kişi tarafından ziyaret edilmiştir. 

Blog içeriği atıf vermeden / referans göstermeden / kaynak belirtilmeden kullanılamaz. 

Ocak 2017'nin yazıları:


Türkiye'deki psikoloji lisansüstü programlarını değerlendirir misiniz?




e-posta: enginarik@enginarik.com © Engin Arık, Ph.D.

Meraklısına bir kaç grafik:












Ocak 2017:

















Tümü: