AKADEMİK DÜNYA "aman çok akademik"

30 Haziran 2016

Dilbilim yayınları

Türkiye Adresli Dilbilim Yayınları - Web of Science 1980'den günümüze GÜNCELLENDİ 

28 Haziran 2016

HABER: "35 ‘barış’ dosyası YÖK’te açılacak"

"35 ‘barış’ dosyası YÖK’te açılacak

“Barış için Akademisyen Bildirgesi”ne imza atan akademisyenlerin dosyası YÖK’e gönderildi. YÖK, akademisyenleri savunmaya çağırdı"


Haberin tamamı için tıklayınız.

24 Haziran 2016

üniversitede çeşitli yönetici pozisyonlarının İngilizceleri



Türkiye üniversitelerindeki gramer dışında İngilizce problemleri sadece unvanlarla sınırlı değil (örn. bknz. "Ass.Dr." veya "Dr.Ass."), üniversitenin İngilizce nasıl yazıldığını karıştıran üniversiteler (örn. bknz. University mi univercity mi) çok. Hatta University of diye uygun olmayan bir şekilde yazanlar var. Bu yazıda da çeşitli pozisyonların İngilişçelerini yazayım, katkım olsun (Amerikan sistemini biliyorum öyle yazacağım, Alman veya İngiliz sistemini yazarsam akılları çooook karışır).



Rektör, traktör, romarkör, adaptör vs ---> President (rector derseniz ne lan bu imambaşı mı diye düşünürler)

Dekan, mekan ---> Dean

Bölüm başkanı ---> Department Head (chair, chairperson falan değil)



Tabi, bunların yanına hangi üniversite/fakülte/bölüm onları da yazacaksınız ki bi anlamı olsun. Tutankamon Üniversitesi'nde dekansın diye dünyanın her yerinde dekansın anlamına gelmez.



Bunların geçici olduğu durumlarda ise duruma göre Acting ya da Interim denir. Arada fark var ama kurcalamayayım, kafanızı karıştırmayayım. Vice yardımcı demek a benim öğrenmeye direnen akademikim. Vekildeki v ile vice'ın v'si aynı diye hemen atlama.



Dekan yardımcısı ---> Associate Dean (not: düzeltme için teşekkürler hocam, isim vermeyeyim burada)

Dekan Vekili / Geçici Dekan (daha YÖK atamamış, rektör bir süreliğine görevlendirmiş vs) ---> Acting Dean

Bölüm Başkanı Vekili / Geçici Bölüm Başkanı (daha dekan atamamış bir süreliğine görevlendirmiş vs) ---> Acting Head



Kürsü mürsü yok Amerikan sisteminde.



not: Aklıma geldi yazmadan duramayacağım, Fakültenin Amerikan sistemindeki karşılığı Faculty değil College'dır. Faculty derseniz Akademik Kadro anlaşılır. Yaaaaaaaa! Arz-ı niyaz ederim.



22 Haziran 2016

tarih affetmez

Bunu academia_tpd'ye gönderdim yeni. Burada da dursun:

"Sayın liste üyeleri,

Üniversitelerimizde (devlet, özel/vakıf farketmiyor) psikoloji lisans ve lisansüstü programları özelinde ama yükseköğretimin genelinde üniversite kavramının içi boşaltılıp üniversitenin evrensel değerlendirinden uzaklaştırıldığı hepimizin malumu. Hala aaaaaa diye şaşıran değerli akademisyenlerimiz var ama olsun, yapacak bir şey yok.

Ancak, 

Lisans ve lisansüstü programları çifter, üçer-beşer açanları,

Lisans ve lisansüstü programları psikoloji lisans diploması bile olmayan kişilere teslim edenleri,

3-5 tam zamanlı öğretim üyesiyle lisans ve lisansüstü programları yürütenleri,

öğretim üyesi arkadaşları mobbinge uğrarken, işlerinden ayrılmak zorunda kalırken, işlerinden atılırlarken sesini çıkarmayanları, vs. vs.

TARİH AFFETMEYECEKTİR.

Saygılarımla,

Doç. Dr. Engin Arık"

21 Haziran 2016

Gelişim Üniversitesi Psikoloji bölümü öğretim üyeleri arıyor

  • 22 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji bölümü "İlgili alanda Doçentliğini almış olmak" şartıyla 1 Prof/Doç ilanı vermiş.

  • 22 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji bölümü (İngilizce) "İlgili alanda Doktorasını veya Doçentliğini almış olmak" şartıyla 1 Prof/Doç/Yrd.Doç. ilanı vermiş.

20 Haziran 2016

Çankaya Üniversitesi Psikoloji bölümü öğretim üyesi arıyor

Çankaya Üniversitesi Psikoloji bölümü "Aile Psikolojisi, Gelişim Psikolojisi, Kişilik Psikolojisi, Sağlık Psikolojisi" alanlarından birinde 1 Prof/Doç/Yrd.Doç arıyor.

Ayrıntılar için buraya tıklayınız

Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yardımcı Doçent arıyor

"Baskent Universitesi Psikoloji Bölümü (http://psk.baskent.edu.tr/) olarak birlikte calisacagimiz bir Yardimci Docent aramaktayiz. Doktorasi psikoloji alanindan olmak sartiyla, “Klinik Psikoloji”, “Gelisim Psikolojisi”, “Sosyal Psikoloji” ya da “Bilissel Psikoloji” alanlarinda calisina adaylarin ön degerlendirme icin psk@baskent.edu.tr adresine özgecmislerini iletmelerini rica ediyoruz. Baskent Universitesi’nde Yardimci Docent olabilmek icin gerekli olan asgari sartlara http://www.baskent.edu.tr/mevzuat/yonetmelik-yonerge/atama-yukseltme.pdf adresinden ulasabilirsiniz."

16 Haziran 2016

YENİ: Psikoloji websitesi

Akademik Dünya'da psikoloji ile ilgili yazılar yoğunlaştı ve blog içerisinde bilgiye erişmek çok kolay olmuyor diye yeni bir websitesi oluşturdum. Amacı aşağıda yer almaktadır:

ADRES: http://psikoloji.enginarik.com/

Bu websitesinde Türkiye'deki psikoloji bölümleri (lisans programları), psikoloji yükseklisans ve doktora programları hakkında bilgi bulabilirsiniz.

Ayrıca, psikoloji alanında ve psikologlar için akademik ve akademik olmayan iş ilanlarına erişebilirsiniz. 

Bunun yanı sıra Türkiye'deki psikologlar tarafından yayınlanan bilimsel eserlere ulaşabilirsiniz. 

Bu websitesi Engin Arık tarafından hazırlanmakta olup, 16 Haziran 2016'dan beri test yayınına başlamıştır. Websitesi içeriği atıf vermeden / referans göstermeden / kaynak belirtilmeden kullanılamaz. 

e-posta: enginarik@enginarik.com 

© Engin Arık, Ph.D.

14 Haziran 2016

Üniversite Univercity University sorunsalı



Türkiye üniversitelerinde İngilizce probleminin sadece unvanlarla sınırlı olduğunu (örn. bknz. 
"Ass.Dr." veya "Dr.Ass."sanıyorsak yanılıyoruz. (grameri vs geçtik, onda hepimiz hata yapabiliriz).


Üniversite Univercity University sorunsalımız da var. 



Evet, Univer C i t y! 


Bazı AVM'ler -city eki kullanabiliyor, acaba onlardan mı aldılar?


Hiç mi kontrol edilmiyor. Hayretler içerisindeyim. Offfff offfff offff!


Hocam, tek kişi hata yapmıştır, olur öyle şeyler, diyebilirsiniz. Ben de öyle zannettim ama bir bakın basit bir google taraması:

11 Haziran 2016

'Macit akredite et beni': Akreditasyon ve ...


Psikoloji bölümleri akreditasyonu yazımı 24 Şubat 2015'te yazmışım. Geçen bir söyleşide bu meseleyle ilgili soru geldi. Demek ki konu giderek önem kazanıyor. O yüzden bir kaç söz daha edeyim. 


Akredite olmak / edilmek, basitçe 'standartlara uygunluk' anlamına geliyor. Türkiye'de şu an psikoloji bölümlerinin (lisans programlarının) akreditasyonunu Türk Psikologlar Derneği (TPD) yapıyor -- YÖK görevlendirmesiyle. 


Kabaca bir psikoloji bölümü TPD'ye akredite olmak için başvuruyor, TPD Akreditasyon Üst Kurulu bölümü inceliyor, öğretim (eğitim-öğretim müfredatları, yöntemleri vs), öğretim elemanları (sayısı ve niteliği, araştırma faaliyetlerine ayırdıkları zaman, performans değerlendirmesi, öğretim elemanına destek), etik (insan ve hayan araştırmalarında etik duyarlılık), öğrenci gelişimi/başarısı/destek ve rehberlik hizmetleri, öğrenme kaynakları (lablar, bilgisayarlar, kütüphane), kalite güvencesi* gibi konularda standartlara uygunluğunu değerlendiriyor. Eğer uygunsa 7 yıllığına akredite ediyor. Tabi bu değerlendirme süreci öyle 1 günde olmuyor. Bir kaç sene sürebiliyor.

(*kalite güvencesi bu standardı yakaladınız ama devam edeceksiniz tamam mı demek, hile, hülle çok işlemeyebilir, benden söylemesi :))

Acaba bu kurulda ben de olsa mıydım? Yok yaw, yazık olurdu walla!


Açıkça söyleyeyim, TPD'nin standartları o kadar düşük ki, bütün bölümlerin hemencecik akredite olması gerekir. Ama olamıyor. Şubat 2015 itibariyle 7 bölüm akredite olmuştu, buna 2 tane daha eklendi toplam 9 lisans programı oldu. 70 küsür bölümden, 80 küsür programdan sadece 9 tane. (TPD bunları ne zaman akredite ettiğini tarihiyle yazsana!)



Bu lisans programları:

Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü

ODTÜ Psikoloji Bölümü

İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Doğu Akdeniz Üniversitesi Psikoloji Bölümü İngilizce Lisans Programı

İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü




Bu şartlar çok mu ağır da diğer bölümler akredite olmuyor diye sorabilirsiniz (ayrıntısı kitapçıkta), hemen hızlıca bakalım :

Öğretim: Kabaca psikolojinin temel dersleri olacak diyor (bunları bilemeyen, düşünemeyenin ne işi var pisKoLojide diyor). Sanırım müfredat açısından bütün bölümler uygundur. Müfredatın içeriklerini bilemeyeceğim. Psikoloji ile ilgili olması gerekiyor, derslerde üfürükçülük, falcılık vs öğretilMİyorsa, dersleri psikologlar öğretiyorsa, uygundur bence :) 

Öğretim elemanları: "YÖK tarafından belirlenen psikoloji bilimi temel alanlarından (deneysel, gelişim, sosyal, klinik, uygulamalı) en az üçünü temsil eden ve doktorası bu alanlardan olan, [en az %75'i yani 4 kişi ise 3'ü doktoralı] toplam dört öğretim üyesi/görevlisi bulunmalıdır. Bu elemanların en az üç yıldır bölümde çalışıyor olması gerekmektedir." Zurnanın pırt dediği yer burası, çünkü bölümlerin çoğunda bu temel alanları temsil eden TAM ZAMANLI öğretim üyesi yok. Varsa da en az üç yıldır bölümde çalışıyor olmalı. Yani bölümde sürekli bir hoca değişimi varsa; psikiyatristler, pdr'ciler, o'cular, bu'cular bölümde doluysa; bölümde hocalar işten çıkartılıyorsa ya da ayrılıyorsa o bölüm sittin sene akredite olamaz. (3 sene yaw, 30 sene değil -- halbuki öğretim üyeleri 1 senelik kontratla çalışıyor çoğu özel/vakıf patron üniversitesinde).

Zurna daha çok yerden pırtlıyor: "Yarı zamanlı (saat ücretli) ek görevli sayısı, kadrolu öğretim üyesi/görevlisi sayısının % 30’undan fazla olmamalıdır."

"Ek görevli öğretim elemanlarının uzmanlık alanları verdikleri derslerin bağlı olduğu uzmanlık alanıyla ilgili olmalı ya da bu elemanların psikoloji yeterliliği ilgili yayınlarla belirlenebilir olmalıdır." 

...

(daha yazacağım)


akreditasyon from Engin Arik on Vimeo.

09 Haziran 2016

Yükseköğretim istatistikleri

Yükseköğretimde hangi alanda kaç bölüm var, kaç öğretim elemanı çalışıyor vb bilgileri merak ediyorsanız, YÖK istatistiklerine bakabilirsiniz. Gayet kapsamlı gözüküyor:

http://yok.gov.tr/web/guest/2015-2016-yuksekogretim-istatistikleri-yayimlandi

05 Haziran 2016

E-mail / e-posta nasıl yazılır? Nelere dikkat edilir? (3)

Yazı dizime devam ediyorum. İlgilisine ilk iki yazı:



Kesinlikle TAMAMEN BÜYÜK HARFLERDEN oluşan bir e-mail yazmayın!


Hitap -- ilk satır:
  • İlk satırda bir hitap sözcüğü ya da söz öbeği kullanmalısınız.

  • Tanıdığınız, samimiyetiniz olan birisine sadece ismiyle (ilk harf Büyük :)) veya 'Merhaba Ahmet,' veya, ben sevmesem de 'Selam Ahmet,' gibi birşey yazabilirsiniz pek tabi.

  • Tanıdığınız, samimiyetiniz olan bir hocanıza da 'Merhaba Ahmet hocam,' gibi birşey de yazabilirsiniz pek ala. Bence ismini yazmayı unutmayın. 'Merhaba hocam,' çok genelleyici olur. Sanki karşınızdaki kişiye değil de o gruptaki pek çok kişiye yazmışsınız gibi.

  • Arzu ederseniz beyli, hanımlı da yazabilirsiniz. 'Merhaba Ahmet Bey,' gibi. Cinsiyetinden emin değilseniz asla 'bey/hanım' yazmayın. 'Bay/Bayan' hiç yazmayın. 

  • Hocanıza yazıyorsanız asla 'bey/hanım' yazmayın. Benim yeni izlenimim akademikler arasında 'bey/hanım' ifadesi küçümsemeyi de kapsayabiliyor. (neden bilmem, edimbilim araştırması yapmak lazım :))

  • Biraz daha resmi yazmak isterseniz ve karşınızdakinin unvanı varsa unvan kullanın: 'Sayın Prof. Dr. Ahmet Sudayangezeroğlu,' Türkiye'de soyadını BÜYÜK yazma gibi bir alışkanlık var, soyadından eminseniz BÜYÜK yazabilirsiniz. Unvanını bilmiyorsanız, bir tarafınızdan uydurmayın.

  • Dikkat ederseniz hitaptan sonra hep virgül kullandım, başka bir şey kullanmayın, ünlem veya nokta hiç kullanmayın. (Amerikan İngilizcesinde resmi bir yazı ise ":" kullanılır, onu başka sefere anlatırım :)) 

  • Bir kaç kişiye yazıyorsanız topluca e-mail yazmayın. Oturun tek tek hitap ederek yazın. Üşenmeyin. Unutmayın kişiye yazılmış maila daha çabuk cevap alırsınız.

  • Saçma sapan, benimsemediğiniz saygı ifadeleri kullanmayın. Mesela, 'Pek Saygıdeğer Hocam,' 'Saygıdeğer Hocam,' 'Hocaların hocası,' 'Saygıdeğer üstad,' 'Üstadım,' 'Haşmetmeap' vs gibi :)

  • Hitaptan sonra bir satır boşluk bırakın. 


Metin:
  • Ne için bu e-maili yazıyorsanız kısaca yazın. 

  • En basit yazı kurallarına uyun. 
    • Cümle büyük harfle başlar. 
    • Sözcüklerin arasında bir boşluk bırakılır.
    • Cümle noktayla biter.
    • ",,," gibi saçma sapan noktalama işaretleri kullanmayın. Ne bu ya?
    • Çok çoooook gerekli değilse "..." da kullanmayın.
    • ".." diye bir noktalama işareti yok, o yüzden kullanmayın.
    • Noktalama işaretlerinden sonra bir boşluk bırakılır (kesme işareti hariç tabi :)

  • Arkadaşınız, eşiniz, dostunuz değilse 'nasılsın' 'afiyette misin' 'afiyettesiniz inşallah' 'karakaçan napıyo' gibi şeyleri yazmayın, gerek yok.

  • Arkadaşınız, eşiniz, dostunuz değilse 'sen'li, 'ben'li yazmayın. 'Siz' yazarsanız küçülmezsiniz, merak etmeyin.
    • Ama 'ben' yerine 'biz' de yazmayın. Kişilik bozukluğunuz mu var, 'sen' kaç kişisin?

  • 'hocaaaaaam' falan gibi yazmayın.

  • Bir hocanıza yazıyorsanız, hocanıza randevu vermeyin. Siz hocanızdan randevu alırsınız. Anladın?

  • Çok çok çok çoooook resmi bir yazı değilse, 'Arz/Rica ederim' gibi saçmalıkları bir kenara bırakın.

  • Çok çok çok çoooook resmi bir yazı değilse, karşınızdaki kim olursa olsun, 'teşekkür edin' tabi. Ne kaybedeceksiniz ki?
(devam edeceğim)


E-mail / e-posta nasıl yazılır? Nelere dikkat edilir? from Engin Arik on Vimeo.

03 Haziran 2016

Lisans ve lisansüstü eğitime nasıl hazırlanmalıyım?

Lisans ve lisansüstü eğitimle ilgili çeşitli sorular geliyor. Tek tek cevaplamam için benim ciddi mesai harcamam gerekiyor. Bunun için oturup kişisel eğitim ve kariyer danışmanlığı yapmam gerekir :P 

Onun yerine amme hizmeti olarak Akademik Dünya'nın çeşitli yerlerinde vakit buldukça yazıyorum işte. 

Dikkatlice düşünüp göz önüne almanız gereken noktalar şunlar:


  • Ne zaman lisans / lisansüstü eğitimi başvurularına hazırlanmaya başlamalıyım? Ne tür belgeler lazım?

  • Hangi üniversite iyidir? Sağdan soldan duyduğum şeyler ne kadar doğru acaba?

  • ... Üniversitesinin diploması dünyanın heryerinde geçerliymiş, hemen bana iş buluyormuş,... inanayım mı? 

  • Nerede lisans eğitimimi yapsam (üniversite okusam)?
 
  • Nerede lisansüstü (yükseklisans / master, doktora vs) yapsam?

  • Nasıl başvurulur? Ne tür sorular sorulur? Ben ne sormalıyım? 

  • Yurtiçi/yurtdışı Yurtiçinde lisansüstü başvuruları nasıl oluyor? 

  • Yurtdışında lisansüstü başvuruları nasıl oluyor? ne tür belgeler gerekli? belgeler ne zaman hazırlanmalı? 

  • TOEFL, GRE, GMAT, IELTS, vb nedir, nasıl hazırlanmalıyım?

  • CV nasıl hazırlanır, neye benzer? CV’de neler yer alır? Özgeçmişim nasıl yazılır? Özgeçmişte neler yer alır?

  • Niyet mektubu / başvuru mektubu nasıl yazılır? Niye yazılır? Ne yazcam?

  • Referans mektubu kimden istenir? Nasıl bir şeye benzer? (kimden istenmez) Referans mektubu istendiğinde ne tür belgeler de verilmelidir. Referans mektubunu rektör mü yazmalı? 

  • Denklik nedir, neye benzer, nasıl alınır?

  • %10 burslu master diye birşey var mı?

  • Burs nedir, nerden alınır, nasıl başvurulur?

...


"Ass.Dr." veya "Dr.Ass."

Türkiye'deki üniversitelerin ve (bazı) akademiklerin akademik unvanlarla imtihanı bitmiyor. Üşenmiyor yazıyorum:

"Ass.Dr." veya "Dr.Ass." diye bir şey yok. Bunu sanırım doktora sahibi 'araştırma görevlisi' veya tıp fakültesinde uzmanlığa başlamış asistan kişiler için kullanıyorlar. 

YANLIŞ. 

KOMİK. 

CAHİLLİK. 

1. ass şu demek: http://www.dictionary.com/browse/ass?s=t

tureng'den Türkçe de bakmak isteyenler olur: http://tureng.com/en/turkish-english/ass


2. 'Dr' doktora sahibi demek. Bu bir unvan değil, eğitim derecesidir. En yüksek yükseköğretim derecesidir. Doktora yani. (ama tıp mıp bişi mişi demeyin, o profesyonel okul derecesi, İngilizcesi MD. Anlatırım sonra)

Bu nedenle unvan ile eğitim derecesi yanyana yazılmaz. Asst. Prof. Dr. olmaz, Assoc. Prof. Dr. olmaz vs. Doğrusu Asst. Prof. (Yardımcı Doçent), Assoc. Prof. (Doçent). (ama hocam sen mi çok bilecen diyenler için evet ben çok bilecem, çok biliyorsanız "ass" diye yazmayın, kapiş? :))

3. Doktoranız var ama unvanınız araştırma görevlisi, yani kadronuz araştırma görevliliği. O zaman 'araştırma görevlisi'siniz. Aşağıdaki bağlantılarda onunla ilgili yazdım, bakıverin bi zahmet.

4. Ama ben asistanım araştırma görevlisi değilim diyorsanız o zaman sadece asistansınız işte :)

5. ee nasıl yazcam, doktoram var ama araştırma görevlisiyim. Hakkaten araştırma görevlisi iseniz (idari asistan/yardımcı/sekreter veya öğretim yardımcısı vs değilseniz), o zaman:

İsim Soyisim, Ph.D. 
Research Assistant

Önemli: Ph.D. bilim doktorluğu demek, tıp, hukuk vs. değil.



İlginizi çekebilir:


Akademik ünvanlar: Profesör (Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe)

Akademik ünvanlar: Doçent (Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe)

Akademik ünvanlar: Yardımcı Doçent (Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe)

Akademik ünvanlar: Araştırma Görevlisi (Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe)

"Ass.Prof."


"Assist. Assoc. Dr."


01 Haziran 2016

E-mail / e-posta nasıl yazılır? Nelere dikkat edilir? (2)

Söz verdiğim videonun bağlantısı. Bir dahaki sefere daha iyisini yaparım bakalım.

https://vimeo.com/169005562


E-mail / e-posta nasıl yazılır? Nelere dikkat edilir?

Akademik Dünya'nın ilk videosu. Beklemeyi sevmediğimden, hızlıca yaptım birşeyler. Videoyu buraya yükledim. Yazacağım çok şey var bu konuyla ilgili. Arkası yarın, belki yarından da yakın :)

Videoyu kaldırdım, youtube beğenmemiş. O yüzden o beğenene kadar sadece yazıya devam...

'E-mail / e-posta nasıl yazılır? Nelere dikkat edilir?' konusu biraz akademik ortamlar için biraz da profesyonel yaşantı için yazdım. Tabiki ailenize, sevdiklerinize istediğiniz gibi yazın :)


E-posta adresi:
  • "Darkangel", "serseri mayın" vb. kullanıcı adınız / e-posta adresiniz olmasın.

  • "ahmetmehmet13" gibi ya yaşınızı ya da şehrinizin plakasını içeren numaralar kullanmayın.

  • Mümkünse isminiz ve soyisminizi içeren bir kullanıcı adınız olsun. Böyle bir e-posta alamıyorsanız, bu bilgiyi kısaltabilirsiniz. Mesela Ahmet Sudayangezer 'a.sudayangezer' olabilir.

  • Gmail gibi bir e-posta adresiniz olsun.

Konu:
  • E-postanızda 'Subject' 'Konu' bölümünü boş bırakmayın.

  • Boş bırakırsanız okunmama veya sonradan okunma ihtimali yüksektir.

  • Mutlaka neden bu e-postayı yazdığınıza dair kısa bir başlık atın.

  • Konunuz '... tarihli toplantı hakkında' '... dersi ile ilgili' gibi birşey olabilir.

  • 'ACİL!!!' gibi konuları gerçekten acil konular için yazın. E-posta içeriğinizde gerçekten hayati bir mesele yoksa acil falan yazmayın, karşınızdakini kızdırmayın.

Hitap -- ilk satır: