27 Haziran 2015

Akademik iş görüşmesi anıları-3

Yine bir akademik iş görüşmesi anısı. 

Üniversitenin en tepesindeki bir-iki kişiden birisi ile görüşüyoruz. Adamın zamanı çok az (bu anlaşılır, normal). CV'im elinde. Bakıyor. Ben de hızlıca söylüyorum, şurada lisans (Koç), y.lisans (Amsterdam-Hollanda), doktora (Purdue-Amerika) yaptım. Şu kadar yayınım var. Şuralara hakemlik yaptım (NSF, COST, Tübitak vb), şuralara üyeyim. Web of Science'ya yayınlarım, atıflarım şu kadar. Şu kadar kitap yazdım. Akademik olarak iyiyim aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerim de iyi. Şöyle dersler veririm, şöyle y.lisans kurabilirim vs. (ben de sütten çıkmış ak kaşık değilim tabiki)

Adamın takıldığı tek konu benim İngilizce ders anlatıp anlatamayacağım. Bu arada cv'me bakıyor. Ben de hep İngilizce okudum hep İngilizce ders anlattım. Ne bileyim doktoram Amerika'dan. 10 sene kadar çoğu ABD'de olmak üzere yurtdışında yaşadım dedim. Adam İngilizce sınavına girdin mi dedi. Evet dedim (doçentlik için şart). Ne aldın. Şu kadar puan dedim. Olsun geçsen de İngilizce ders anlatabilir misin acaba dedi. (ne diyeyim ki ben sana şimdi!?)

Bunu soran bir tıp doktoru aslında. O anda görüşmeye keşke İngilizce devam etseydim. Acaba kendisi İngilizce biliyor muydu? Sizce?

(İngilizce konuşamayan ama İngilizce eğitim yapan üniversitelerde çalışan rektörler, rektör yardımcıları, dekanlarla tanıştım daha önce, hiç şaşırmazdım. Kifayetsiz muhterisler sizi gidi sizi). 

------------------------

Bu yazı dizisinin diğer yazıları için: