AKADEMİK DÜNYA "aman çok akademik"

25 Ekim 2014

"Akademik zam"

Bugünlerin 'hot' konusu akademik zam. Tabi bu sadece devlet üniversitelerini ilgilendiren bir konu. Sözde vakıf --özde genelde özel kurum gibi çalışan-- üniversitelerini bağlamayan bir durum.

Buna göre devlet üniversitelerindeki net maaşlar kabaca şöyle olacak:

Araştırma Görevlisi 3200
Öğretim Görevlisi 3200
Yardımcı Doçent 3500
Doçent 3600-4200
Profesör 5000-5600

Ayrıca devlet üniversitelerinde teşvik (=ekstra para) uygulaması da 2016'dan itibaren yürürlükte olacak.

Yine kabaca söylemek gerekirse bu düzenlemelerle mevsimlik işçi olarak senelik kontratlarla çalışan vakıf/özel üniversite çalışanları ile memur olarak çalışan devlet üniversiteleri çalışanları arasındaki fark giderek daralmış olacak. 

Hatırlatmak gerekirse ortalama olarak vakıf/özel üniversitelerdeki maaşlar:

Araştırma Görevlisi 2000 (1500-2300)
Öğretim Görevlisi 3000 (2500-3500)
Yardımcı Doçent 4500 (3000-6000)
Doçent 5000 (?-?)
Profesör 6500 (?-?)

23 Ekim 2014

Yükseklisansta kontenjan rekor denemeleri

Academia_tpd'ye de gönderdiğim e-postayı burada da paylaşmak istedim.


"Sayın liste üyeleri,


Yazın da duyurusunu yaptığım bir psikoloji bölümüne sahip olan Esenyurt Üniversitesi'nin lisansa öğrenci almamış. Ancak, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programı kurup öğrenci almakta olduğu ve 200-300 gibi kontenjana sahip olduğu bilgisi eski öğrencilerimden ve çeşitli kanallardan bana gelmekte. Şu ana kadar bir kaç üniversitede 100'leri aşan programlar vardı ama bu sanırım bir rekor. Lisans programı ile ilgili olarak TPD bir girişimde bulunmuştu. Acaba yüksek lisans programı ile ilgili bir girişimde bulunuldu mu?


Bu konularda araştırma yapmaya çalıştığım, Türkiye'deki gidişata çok da anlam veremediğim, lisansüstü eğitimlerimi Türkiye'de almadığım ve alanım da olmadığı için merak ediyorum:


Gerçekten, uzmanlık alanı olsun-olmasın, tam zamanlı bir kaç öğretim üyesi ile tezli veya tezsiz klinik psikoloji yüksek lisans programı yürütülebilir mi? Ya da Türkiye şartlarında herhangi bir lisansüstü program bu şekilde bu kontenjanlarla yürütülebilir mi?


Saygılarımla"


Bu konularla ilgili yazılar için:
Yükseklisans/Doktora eğitimleri ile ilgili

02 Ekim 2014

Bir doktora programında kaç öğrenci olabilir?

Doktora programlarının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte hem yöneticiler arasında hem de öğrenciler arasında acaba bir doktora programında kaç öğrenci olabilir ki gibi sorular oluşabiliyor. 

Ben de kendimce çok kısa cevap vereceğim. Ama bu cevabım ortalama bir cevap, tabiki başka değişkenler bu duruma etki edebilir.

Doktora bir araştırma programıdır sonunda ortalama 3 uluslararası makale çıkabilecek çok özgün bir araştırma projesinin baştan sona yürütülüp bir doktora tezinin (dissertation) savunulması ve tamamlanmasıdır. 

Bunun öncesinde ise, (ABD şartlarında) sırasıyla, temel derslerin tamamının ileri düzeyde alınması ve geçilmesi ve uzmanlaşılacak konularda derslerin ve seminerlerin başarıyla tamamlanması demektir. Notların A veya çok nadiren B olması şarttır, C atılma sebebi olabilir. Aynı zamanda doktora yeterlilik sınavları yapılır. Bu ya ileri düzeyde alınan derslerle ilgili uzun süreli sınavlar (24 saatlik sınav, 1 haftalık sınav, 1 aylık sınav gibi) ya da doktora öğrencisi tarafından yazılmış makale olarak basılabilecek bir kaç özgün ve orjinal çalışmanın jüri tarafından değerlendirilmesi ve jüri önünde savunulmasıyla gerçekleşir. Ardından özgün doktora tezi önerisinin yazımına geçilir ve bunun için bir zaman verilir (6 ay gibi). Yine tez önerisi jüri önünde savunulur, jüri kabul ederse, doktora tezi çalışmasına başlanılır. Bir kaç sene içerisinde de tezin tamamlanması beklenir. Sonra jüri önünde savunulur ve jüri onaylarsa aday doktora almaya hak kazanmış olur.

Doktora öğrencisinin 4-5 öğretim üyesinden oluşan jürisi olur ve bunlardan birisi genelde tüm doktora eğitimi süresince "hocası" olur. Bu öyle ki en verimli çağında akraba gibi olursun, çünkü en çok gördüğün, konuştuğun, yazıştığın insan bu kişi olur.

Doktora ABD şartlarında minimum 4-5 sene sürer. Daha azı olmaz ama daha fazlasının olması da gayet normal karşılanır.

Dolayısıyla, bir program doktora öğrencisi alacağı zaman, programdaki maddi destekli projeler yürüten doçent ve profesör (ve nadiren de olsa yardımcı doçent) düzeyindeki öğretim üyelerine bağlıdır. Tabiki tam zamanlı olması gerekir bu kişilerin. 

Diyelim 6 tam zamanlı ve maddi destekli profesör, doçent ve belki yardımcı doçent var. Bu kişiler senede ortalama 1 kişiyi doktora öğrencisi olarak kabul edebilirler. Sonuç olarak böyle bir program aynı senede toplam 6 doktora öğrencisi alabilir. Çünkü doktora minimum 4-5 sene süreceği için böylelikle aynı anda tam zamanlı bir öğretim üyesinin danışmanlık/süpervizörlük yapabileceği toplam 4-5 doktora öğrencisi olacaktır ki bu çok büyük bir iştir/yüktür. (Ve tam da bu nedenle ABD'deki çok iyi üniversitelerin hemen bütün lisansüstü programlarında sadece doktora eğitimi verilir, yükseklisans verilmez).

Özet: Projeli tam zamanlı öğretim üyesi başına senede 1 doktora öğrencisi. 

Ortalama konuşmak gerekirse, fazlası fasa fisodur.

Not 1: Yardımcı doçentlerin projelerinin az olabileceği ve öncelikli hedeflerinin doçentlik yani tenure almak (=süresiz iş güvencesi) olacağı için hem ders yükleri hem lisansüstü öğrenci yükleri azdır.

Not 2: Yarı-zamanlı öğretim üyesinin yükseklisans/doktora hocası olması mümkün değildir. Jüri üyesi bile olmaz. Ancak başka bir üniversiteden tam zamanlı bir öğretim üyesi jüri üyesi olabilir.

01 Ekim 2014

Eylül 2014 verileri

Akademik Dünya'nın Eylül 2014 verileri şu şekildedir.

1-30 Eylül 2014 tarihlerinde 3020 farklı kişi veya bağlantı bu siteyi ziyaret etti.

Bu ziyaretçiler çoğunluğu Türkiye'de olmak üzere 36 ülkedeki 217 şehirdendi. İlk üç sırada yine sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir yer almakta.

Teşekkürler!


Burada da Ağustos 2014 verilerini bulabilirsiniz.