AKADEMİK DÜNYA "aman çok akademik"

04 Ağustos 2014

ÖSYM 2014 sonuçlarına göre psikoloji adaylarına bir bakış

Öğretim üyeleri ile ilgili yazıyorum/yazdım, bir de psikoloji bölümüne yeni yerleştirilen öğrencilerle ilgili kısa bir yazı yazmak istedim. Bunları sayısal olarak ortaya koymayınca çok anlamlı olmuyor. (kimse kızmasın :))


Bu yazıda ÖSYM 2014 sonuçlarına göre psikoloji adaylarına bir bakış atıyoruz hep beraber (Türkiye sınırları içinde). Aynı bölümlerimizde (kötü anlamda) öğretim üyesi çeşitliliği, üniversite çeşitliliği, altyapı yetersizliğine benzer bir durumu psikoloji adaylarında da görüyorum.


Genel yazıları burada bulabilirsiniz. 2014 ÖSYM sonuçları ile ilgili bir yazıyı da şurada.


İkinci yazıda en yüksek puanlarla ilgili şöyle bir sıralama vermiştim:

Boğaziçi,
Koç (Tam burslu),
Bilkent (Tam burslu),
TOBB (Tam burslu),
Bilgi (Tam burslu),
Koç (%50)
ODTÜ
Şehir (Tam burslu),
Özyeğin (Tam burslu),
Bahçeşehir (Tam burslu)


İlk 2 sıra ben bildim bileli aşağı yukarı böyle oluyor. Çoğu zaman Koç tam burslu birinci sırada. Bazı yıllarda da yeni kurulan bir üniversite sansasyonel bir şekilde yukarda bir yerde yer alıyor ama ertesi seneler düşüş başlıyor. (nedeni ilk seneki burs politikası ve kontenjanın az olması / az öğrenci alınması)


Yerleştirme puanları açısından devlet üniversiteleri öğrenci profilinin biraz daha homojen olduğunu düşünerek, vakıf üniversitelerinin öğrenci profiline bakalım. Ön not: Çeşit çeşit burs (yeni anlamıyla indirim) olmadığı için ve bu kadar çok üniversite ve psikoloji bölüm/programları olmadığı için bu heterojen dağılım 15-20 sene önce bu ölçüde mevcut değildi. Geçmişe yönelik rakamları daha sonra veririm ama konumuz bugünler, geçmiş değil, bu yazıda.


Küsüratsız olarak 2. ve 10. sıradaki iki üniversiteden örnek vereyim.

2014 yılında:


Koç Ü: ücretli aldığı öğrenci taban puan: 364 (21 kişi) / tam burslu aldığı öğrenci taban puan 482 (7 kişi). Puan farkı: 118

Bahçeşehir Ü: ücretli aldığı öğrenci taban puan: 239 (81 kişi) / tam burslu aldığı öğrenci taban puan 449 (9 kişi). Puan farkı: 210


Peki bu puan farkı ne demek? 


2013 yılında şu şekilde:

Koç Ü: ücretli aldığı öğrenci taban puan: 382, 43bin700. sıra (21 kişi) / tam burslu aldığı öğrenci taban puan 470, 2bin440. sıra (7 kişi). Puan farkı: 88 (41bin260 kişilik bir fark)


Bahçeşehir Ü: ücretli aldığı öğrenci taban puan: 270, 257bin. sıra (81 kişi) / tam burslu aldığı öğrenci taban puan 440, 8bin260. sıra (9 kişi). Puan farkı: 170 
(248bin740 kişilik bir fark)

2012 yılında:


Koç Ü: ücretli aldığı öğrenci taban puan: 384, 47bin100. sıra (20 kişi) / tam burslu aldığı öğrenci taban puan 513, 382. sıra (8 kişi). Puan farkı: 129 
(46bin718 kişilik bir fark)

Bahçeşehir Ü: ücretli aldığı öğrenci taban puan: 273, 242bin. sıra (68 kişi) / tam burslu aldığı öğrenci taban puan 454, 6bin850. sıra (8 kişi). Puan farkı: 181 (235bin150 kişilik bir fark)

2011 yılında:


Koç Ü: ücretli aldığı öğrenci taban puan: 402, 58bin400. sıra (16 kişi) / tam burslu aldığı öğrenci taban puan 526, 672. sıra (4 kişi). Puan farkı: 124 
(57bin728 kişilik bir fark)

Bahçeşehir Ü: ücretli aldığı öğrenci taban puan: 297, 315bin. sıra (59 kişi) / tam burslu aldığı öğrenci taban puan 477 8bin60. sıra (7 kişi). Puan farkı: 174 
(306bin940 kişilik bir fark)



Puan sistemi bize çok birşey söylemiyor ama sıralamalar bir şey ifade ediyor. Heterojen deyip geçmeyelim arada muazzam bir fark var. Kontenjanların ve bölüm/program sayısının hızla arttığını da düşünürsek öğrenci profilindeki hem heterojen yapının hem kalitenin daha da derinleşeceğini tahmin edebiliriz.


Bu farkı bir de en yüksek taban puanlı psikoloji bölümü öğrencisi ile en düşük taban puanlı psikoloji bölümü öğrencisini karşılaştırarak göstereyim ki, aradaki derinlik iyice ortaya çıksın:


2014'te en düşük puana bakalım. Yeni Yüzyıl Ü. ücretli 199 puan. En yüksek taban puan Boğaziçi Ü.: 484 puan. Puan farkı: 285.


2013'te en düşük puana bakalım. Nişantaşı Ü. ücretli 202 puan. En yüksek taban puan TOBB Ü.: 481 puan, 1420. sıra. Puan farkı: 279. Nişantaşı'nın 2 programındaki öğrenci sırası belirtilmemiş. Bunun bir üstünde İ. Kemerburgaz Ü. en düşük 234 puanla onda da sıralama verilmemiş.


2012'de en düşük Üsküdar Ü. (ing.) ücretli 214 puan, 406bin. sıra. En yüksek Koç Ü. tam burslu 513, 382. sıra. Puan farkı: 299. Sıralama farkları: 405bin618


2011'deki en yüksek taban puanın ve en düşük taban puanın marjına da bakalım: İ. Kemerburgaz Ü. ücretli 256, 477bin. sıra - Koç Ü. tam burslu 526, 672. sıra. Puan farkı: 270. Sıralama farkları: 476bin328.


Yani kabaca, 2011 yılında ilk 1000'den bir üniversitenin psikoloji bölümüne yerleştirilen de ilk 500binden yerleştirilen 4-5 sene sonra mezun olursa (ki büyük bir ihtimalle olacak) psikoloji lisans mezunu ya da kısaca psikolog olmuş oluyor. Bu elma ile armut gibi bir şey. Ve tabiki benzer bir durum yükseklisans ve doktora programları için de geçerli.


(Benim yerleştirildiğim sene, yani 1996'da, Koç Ü. en düşük 488 (10 kişi, 2bin.(?) sıradan), en yüksek 541 puandan (2 kişi, 341. sıradan) toplam 12 kişi almıştı.)

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Bu kadar puan farkının / sıralama farkının olduğu bir yerde yükseköğretim kalitesi aynı olabilir mi? Ya da olumlu anlamda bir kaliteden bahsedilebilir mi?


Çözüm mü? Çok basit: 3-5 değil 10-20-30 tam zamanlı öğretim üyesi ile yürütülen psikoloji bölümleri, daha az kontenjan, makul yükseköğretim ücretleri, kütüphane-derslik-lab yani yeterli altyapı... Kısaca ÜNİVERSİTE.


Şu yazılarım da ilginizi çekebilir:
Ayrıca, bu konuyla ilgili olabilecek bir de yeni gazete haberini paylaşmak istedim: Bastır parayı tıp oku. Tamam tıpa girilebiliyor da nasıl okunuyor, eğitim kalitesi nasıl oluyor acaba?