AKADEMİK DÜNYA "aman çok akademik"

06 Temmuz 2014

Hoca-Üniversite ilişkisi ölçme biçimi

Ön not: Devlet üniversiteleri devlet tarafından; vakıf üniversiteleri kar-etmeyen kuruluşlar olarak vakıflar tarafından kurulur/yönetilir. Türkiye'de yasa gereği özel üniversite yoktur. 

Ön not 2: Hani uzman doktorlar diyor ya şu kadar sene okuduk, şöyle böyle bu bizim hakkımız vs. Benzer bir şekilde, bir öğretim üyesi 4-5 sene lisans, 2-3 sene yükseklisans 4+ sene doktora yapmış kişidir, ondan sonra ancak öğretim üyesi olabilir (inanmayan mesela benim CV'me bakabilir :)). Bütünleşik/hızlandırılmış vs. bunu hesaba katsak bile en az 8-9 sene ortalama 11 sene giderek zorlaşan ve elene elene üniversite eğitimi almış kişidir. (bir de her lisans eğitimi [halk dilinde üniversite eğitimi] hem üniversiteye girme hem de eğitimin/hocanın/öğrencinin kalitesi açısından aynı olmadığı gibi, her yükseklisans her doktora eğitimi aynı değildir. Yükseklisansa/doktoraya zaten az kişi alınır, bazen hiç alınmaz, --yok Hemen İş Bulan Şerafettin Üniversitesinden bahsetmiyorum-- ayrılma atılma da gayet olağandır)

Hoca-Üniversite ilişkisi ölçme biçimi (*genellemeli*):

Geçtiğimiz sene kaç öğretim üyesi üniversitenizden ayrıldı, ayrılttı veya atıldı. Ve neden?


    • Sayı arttıkça iyi bir ilişki yoktur demektir. 
    • Yeni işe aldığı bir hocayı işten çıkartmış veya hoca işten çıkmış. Hayırdır inşaallah, şaka mı bu?
    • Genceldik, ufaldık, daraldık, bina yaptırdık/havuz yaptırdık/göle maya çaldık/borcumuz var, yenilendik, satıldık, vs. ise sorun hocada değil yönetimde demektir bu. 
        • En yukarıdan itibaren yönetimin gitmesi gerekmez mi?



Geçtiğimiz sene kaç öğretim üyesi bölümünüzden ayrıldı, ayrılttı veya atıldı. Ve neden?

    • 1 bile kötü bir sayıdır.
    • Diyelim bölüm 4 öğretim üyesinden oluşuyor. 2 kişi ayrılmış veya atılmış. Bu bölüm hocalarının yarısı gitmiş demektir.



Hoca daha doğrusu başkan, dekan, rektör olmayan öğretim üyesi kaç saat ders veriyor?

      • (İlke olarak ders saatinin yarısı kadar hazırlık, yarısı kadar da ofis saati olarak hesaplanabilir. Diyelim 3 saatlik bir ders için 1.5 saatlik bir hazırlık, 1.5 saatlik de ofis saati düşünebilirsiniz. Yani 2 katı gibi hesaplamalısınız.)
    • Ders saati arttıkça hoca-üniversite ilişkisi iyi değildir.
    • Haftalık 6 veya daha az saat (=araştırma üniversitesi, defalarca yazdım bunu) ise iyi.
    • Haftalık 9-10 saat, YÖK sınırındalar araştırma-öğretim-idari işler denk gibi.
    • Haftalık 12 saat, hoca işinin parçalarından birisi olan araştırmalara zaman bulamıyor, sıkıntılı.
    • Haftalık 15 saat, hoca derslerine tam anlamıyla hazırlanmaya zaman bulamıyor, çok sıkıntılı.
    • Haftalık 18 saat, hoca aslında dersleri yetiştiremiyor. Büyük bir ihtimalle -mış gibi yapıyor.
        • Üstü, über-hoca, insanüstü (bence sağlıklı bir öğretimin yapılması mümkün değil).


Hocanın senelik resmi izin gün sayısı nedir?
    • İşçi kanununa harfiyen uygulanıyorsa (İlk sene resmi izni yok, 2. seneden itibaren cumartesileri dahil 14 iş günü) hoca kendisini yenileyemiyor, çok sıkıntılı.


Üniversite veya üniversite yöneticisi (dekan, rektör gibi) hocaların kaç tanesi ile davalık?
    • 1 tane bile sıkıntılı demektir.
    • Üniversite davayı kaybettiyse artık siz düşünün.


Yazılarımı takip edenler biliyordur: Daha bunun araştırma işleri var, idari işleri var. Öğrenci danışmanlığı işleri var. Kayıt-kabul işleri var. Garip üniversitelerde tanıtım ve reklamcılık işleri var. Sekreterlik işleri var. Var allah var. Normal bölümlerde bunlar dönüşümlü yapıldığı için iş yoğunluğunuz azdır, asıl akademik işlerinize yoğunlaşabilirsiniz. Ama 4 kişilik bir bölümde bunların hepsi mutlaka size kalır. Hoca mutsuzdur.