30 Haziran 2014

Kontenjanlar, İngilizce-Türkçe programlar, daha neler neler

Bir bölüm 3 öğretim üyesi sorunsalı başlıklı yazımda en az kaç tane öğretim üyesi ile bir psikoloji programının yürütülebileceğini yazmıştım. Güzide üniversitelerimizde yeni trend psikoloji bölümlerinde hem İngilizce hem Türkçe programlar açmak ve kontenjanları alabildiğine yukarı çekmek. Koç, Boğaziçi gibi iyi üniversitelerimizde bu tür uygulamaları görmüyoruz. Ya onlarda bir problem var ya da bu yeni tür bol kontenjanlı bol programlı üniversitelerde. 

Psikoloji alanından yeterli öğretim üyesi sayısına erişilmeden, üniversite altyapısı/olanakları olmadan bu tür programların sağlıklı yürümesine imkan vermiyorum. 

ABD, Hollanda gibi bizden oldukça ileride ülkelerin çok iyi üniversitelerinde böyle bir yükseköğretim anlayışına  rastlamadım.

Soru: Bir üniversitenin psikoloji bölümünde hem İngilizce hem Türkçe eğitim veriliyor. Hem yükseklisans programları hem doktora programları var. Demek ki çok iyi bir üniversite ki bu kadar program açmış, kesin yazmalıyım değil mi?
Cevap: Bu kadar program 20-30 tam zamanlı öğretim üyesi ile ancak yürütülebilir. 3-5 hoca varsa taşıma suyla ve günü kurtarmak üzerine kurulu bir üniversite olabilir. Dikkat edin. Şu an ki bu tür bölümlerin hiçbirisi dişe dokunur bir öğretim üyesi sayısına sahip değildir.


Soru: Bir üniversitenin psikoloji bölümünde hem İngilizce hem Türkçe eğitim veriliyor. Toplam kontenjan da 100'ün üstünde. Demek ki çok isteyeni var, kara kaşımız kara gözümüz için bize iyilik yapıyorlar değil mi?
Cevap: Bu kadar program 20-30 tam zamanlı öğretim üyesi ile ancak yürütülebilir. 3-5 hoca ile kesinlikle yürütülemez, dönmez o çark. Psikoloji gibi bir bilim dalında bu kadar kalabalık sınıflarda eğitim yapmak imkansıza yakındır. Alanın olmazsa olmazı, ödevler, projeler bu kadar kalabalık sınıflarda mümkün olmaz. Bu kadar kalabalık sınıflarda herhangi bir uygulama dersi yapılamaz. Uygulamayı geçtim, kuramsal bir öğretim bile yapılamaz. Şu an ki bu tür bölümlerin hiçbirisi dişe dokunur bir öğretim üyesi sayısına sahip değildir.

Peki neden böyle bölümler kuruluyor? Cevap basit: Psikoloji bölümleri nasıl olsa doluyor, sürümden kazanalım diye herhalde.