AKADEMİK DÜNYA "aman çok akademik"

24 Mayıs 2014

İşler çok işler: Sözleşme örneği

Türkiye'de şu an kadromun durduğu yerde öğretim üyelerinin (yrd.doç., doç., prof.) önüne konan yeni sözleşmeden inciler. İmzalanmadığında ayrılabilecekleri de belirtiliyormuş. Benim şu an ABD'de olduğumun farkına da daha dün varmışlar. Muhtemelen bana da aynı şartları koyacaklardır. Bakalım göreceğiz. Bazı örnekler:

1- Haftalık çalışma saati 45. Yıllık ücretsiz 270 saate kadar ek mesai. Ayrıca mesai dolmadığında --ne demekse-- denkleştirme usulü çalışma yani akşam derslerine "2. program" derslerine girme.


2- Giriş-çıkış saatlerine uyulmadığında maaştan saatlik kesinti. 3. kez uyulmadığında günlük kesinti. [kapıda kart bastırmaya başlamışlar, parmak izi uygulamasına da başlamışlar ama tutmamış]

3- Ders yükü haftada 5 ders. [bölümde temel dersler haftada 4 veya 5 saat]

4- İstenilen ücretsiz izinin verilip verilmemesi tamamen yönetimin tasarrufunda.

5- İstanbul içi bütün işyerlerinde çalışmayı kabul etme.

6- Gerektiğinde işi ile alakalı ya da alakasız geçici veya devamlı görevlendirilmeyi kabul etme.

7- Bunlar yerine getirilmediğinde derhal sözleşme feshedilir. [malum dönem ortasında öğretim üyelerinden işten çıkarttıkları kişiler oldu, dersler resmen ortada kaldı]

[Tabii yıllık izin ilk sene 0 gün, ikinci seneden itibaren 2.5 hafta]

EK: Gözden kaçırmışım, bir de şu madde var: "... telafi çalışmayı kabul eder, bayram ve genel tatil günlerinde çalışmayı kabul eder."

Bu da academia_tpd'ye gönderdiğim mesaj. "Psikoloji" sözcüğü yerine başka bir sözcük koyarak da okuyabilirsiniz:

"Sayın liste üyeleri,
Türkiye'deki üniversitelerimizin durumu malum, psikoloji bölümlerinin de ne durumlara düştüğünü yer yer dile getiriyoruz. Durum gittikçe kötüleşiyor, hemen her "vakıf" üniversitesinde ve devlet üniversitelerinin pek çoğunda psikoloji bölümleri yer aldığı için aşağıdaki mesajı sizlerle paylaşmak istedim.

Hem devlet hem vakıf üniversitelerinin kendine has sorunları gittikçe ayyuka çıkıyor. Devlet üniversitelerinin işleyiş tarzını pek bilmiyorum ama vakıf üniversiteleri genelde bir heyet (ama siz bir şirket veya kişi) tarafından yönetiliyor. Ara yöneticiler ise rektör, dekan, bölüm başkanı vb. aramızdan birileri. Bu kişiler genelde kalburüstü üniversitelerden doktora almış veya emekli olmuş kişiler oluyor. Benim de bu konular malumunuz artık araştırma konularımdan birisi haline geldiğinden, geliş(eme)melerden bir şekilde haberdar oluyorum.

Pek çoğumuzun da deneyimlerinden de farkında olduğu gibi, yurtdışında birden fazla ülkede yaşamış, okumuş, çalışmış biri olarak Türkiye'de öğretim "elemanlarının"
​ ​akademisyen olarak değil işçi hatta 'modern köle' olarak görüldüğünü rahatlıkla söyleyebilirim.

Ne yapıyoruz? Nereye gidiyoruz?

Türkiye'de şu an kadromun durduğu yerde öğretim üyelerinin (yrd.doç., doç., prof.) önüne konan yeni sözleşmeden incileri sizlerle paylaşmak istedim.
Aslında vakıf üniversiteleri çalışanları İş Kanunu ve YÖK kanununa bağlı olarak çalıştığı için bu durum üç aşağı beş yukarı (bir kaç tanesi hariç) hepsinde geçerli. Tekrar ediyorum bu X Üniversitesi sorunu değil, hepimizin sorunu. Aşağıdaki sözleşme imzalanmadığında ayrılabilecekleri de belirtiliyormuş. Benim şu an ABD'de olduğumun farkına da daha dün varmışlar. Muhtemelen bana da aynı şartları koyacaklardır. Bakalım göreceğiz. Bazı örnekler:

1- Haftalık çalışma saati 45. Yıllık ücretsiz 270 saate kadar ek mesai. Ayrıca mesai dolmadığında --ne demekse-- denkleştirme usulü çalışma yani akşam derslerine "2. program" derslerine girme.

2- Giriş-çıkış saatlerine uyulmadığında maaştan saatlik kesinti. 3. kez uyulmadığında günlük kesinti. [kapıda kart bastırmaya başlamışlar, parmak izi uygulamasına da başlamışlar ama tutmamış, bakın buna karşı çıkan kişi TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu eski başkanı ve o da bir şekilde işten çıkartıldı]

3- Ders yükü haftada 5 ders. [bölümde temel dersler haftada 4 veya 5 saat]

4- İstenilen ücretsiz izinin verilip verilmemesi tamamen yönetimin tasarrufunda.

5- İstanbul içi bütün işyerlerinde çalışmayı kabul etme.

6- Gerektiğinde işi ile alakalı ya da alakasız geçici veya devamlı görevlendirilmeyi kabul etme.

7- Bunlar yerine getirilmediğinde derhal sözleşme feshedilir. [malum dönem ortasında öğretim üyelerinden işten çıkarttıkları kişiler oldu, dersler resmen ortada kaldı]
[Tabii yıllık izin ilk sene 0 gün, ikinci seneden itibaren 2.5 hafta]

Bunun adı akademisyenlik, işçilik vs. değil 'modern köleliktir.'

Vah vah tüh tüh ya benim durumum o kadar da kötü değil zaten bana ne demeden önce lütfen en azından ​yönetici arkadaşlar, yani içimizden birileri de dahil, şapkalarını önlerine koyup ne yaptıklarını bir kere daha düşünsünler."