10 Şubat 2014

Akademik iş görüşmesi anıları-1

Akademik iş görüşmesi anıları yazı dizime hoşgeldiniz. Burada bir kurum ve kişi adı vermeyeceğim. Sehven yapılmış bir benzetme olabilir.

Türkiye'ye gelmem kesinleştikten sonra, dönmeden hemen önce, "ortamı" çok bilmediğimden çeşitli üniversitelerin websitelerinde akademik kadro ilanları aradım, pek bulamadım (yazılmıyormuş, kadro meğer genelde kişiye özel çıkıyormuş, sonradan öğrendim) e-posta ile akademik kadro ilanları ile ilgili sorular sordum sonra özgeçmiş göndermeye başladım. ABD'de doktora yapanlar bilir, bunun yanısıra başvuru mektubu, araştırma/öğretim "statement"ları, referans mektupları, yayınlarınız vs hazırlarsınız. İsterseniz bunları da gönderebilirim vs de dedim. 

Genelde, tabii ki, e-postalarıma bir yanıt alamadım. İlk aklıma gelen yaa herhalde bunlar aşmış üniversiteler, dünyanın en iyi üniversiteleri, en başarılı biliminsanları ki tenezzül bile etmiyorlar fikriydi. Tabii sonradan öğrendim ki 

1) Bizimkilerden bazıları daha e-posta ile iletişim evrimine geçememişler. 

2) Bazıları da e-posta 'yazılı' olduğu için yazılı her türlü belgeden korkarlarmış. 

3) Bazıları bu tür işleri ilkönce telefon görüşmesi ile hallederlermiş. 

4) Boyuna-posuna bakılmadan herhangi bir cevap verilmezmiş vs.

Devamı gelecek...