AKADEMİK DÜNYA "aman çok akademik"

20 Şubat 2014

Doktora 3

Yazıma devam ediyorum. Öncekiler burada ve burada. (sırasıyla okursanız daha faydalı olacaktır).

ABD üniversitelerinin genelde fellowship (karşılıksız başarı bursu) veya TA/RA (öğretim veya araştırma asistanlığı) olmadan doktoraya kabul etmeyeceğini belirtmiştim. Başka bir kabul biçimi ise sizin kendinizin burs bulmanız olabilir. Bunun için Fulbright, TÜBİTAK, MEB vb. burslarına başvurabilirsiniz. Böyle durumlarda burs aldığınız kurum size yine geçinebileceğiniz kadar bir 'maaş' verip üniversiteye de eğitim ücretini ödeyecektir. 

Tabii manevi değer açısından (yani CV'den anlayan kişiler baktığı zaman): fellowship > TA/RA > diğer burslar.

-----

İlginizi çekebilecek yazılarım:

Bir doktora programında kaç öğrenci olabilir?

Psikoloji alanında yükseklisans/doktora yapmak istiyorum. Nerede yapmalıyım? Nelere dikkat etmeliyim?

Hayali eğitim

Yükseklisans/Doktora eğitimleri ile ilgili

18 Şubat 2014

Doktora 2

Doktorayı ülke açısından değerlendirmeye devam ediyorum. İlk yazı burada.

Öncelikle, Türkiye akademi çevrelerinde ABD'de binlerce üniversite olduğu çoğunun paralı olduğu vb bilgisi mevcut. Bu doğru ama üniversite var, üniversite var :) Hepsi aynı değil. Genelde benim gibi iyi bir üniversitede doktora yapan kişiler her "college"ı "university" saymaz. R1 tarzı üniversitelerden bahsediyorum burada (Türkiye'de bu tarz üniversite yok henüz).

Doktoraya başvurmadan önce sınavlardan (GRE, TOEFL gibi) gerekli (ve daha yukarı) puan almalısınız, GPA'iniz (diploma puanınız) yüksek olmalı.

Diploma notu (GPA, GNO) yüksek ne demek diye sorabilirsiniz. 

Biraz açıklamaya çalışacağım ama ilkönce başka noktalara değineyim: Şimdi dünyadaki en iyi üniversite sıralamalarını verdiğim için Türkiye'deki üniversitelerin pek esamesinin okunmadığını, sınırı geçtiğinizde 'herhangi bir üniversite' kategorisinde olduğunuzu anlamışsınızdır. Ama benim üniversitem çok ünlüymüş, çok biliniyor, tanınıyormuş diyebilirsiniz. 

Bunun nasıl olduğunu (bir açıdan) açıklayayım. Genelde Türkiye'den X kişisi ABD'de Y üniversitesinde doktora yapar ve başarılı olur. Bunun üzerine Y üniversitesi doktoraya yeni öğrenciler alacağı zaman daha önceki öğrenci profilini de gözönüne alabilir. Diyelim Türkiye'den Z kişisi başvurdu. X kişisi başarılı olduysa ve hatta Z kişisi ile aynı üniversiteden mezunsa Z kişisinin başvurusu daha çok dikkate alınabilir. Aynı zamanda Z kişisine referans mektubu yazan kişiler de önemli. Alanda bilinen kişilerden alınan iyi yazılmış referans mektupları çok önemli bu noktada.

Peki alanda bilinen kişi ne demek? En güzeli mi? En ultra profesörü mü? En çok televizyona çıkanı mı? :P Tabiki bunlar değil.

Akademide tanınmak bilimsel çalışmalar yürütmek ve bunların sonuçlarını uluslararası yayınlar yaparak paylaşmak demektir. Çünkü bilimin başka türlü ilerlemesi mümkün değil. Uluslararası yayınların da kaba sıralaması Web of Science veritabanlarında yer alan yayınlar > Uluslararası diğer yayınlar > Ulusal yayınlar. Bu yayınların hepsi bilimsel olmalı ve hatta atıf almalı. Ders kitapları bu kategorilerden sonra gelir. Herhangi bir kitapçıda bulacağınız kitapların çoğu popüler kitaplardır -- bilimsel kitaplar değil. Yani Prof.Dr. W kişisinin yukardaki yayınları pek yoksa pek bilinen tanınan kişi değildir. Akademik çalışma yapmamış ki bilinsin. (Ayrıca çeşitli komitelerde gördüğüm kadarıyla Türkiye'de pek çok akademisyen Amerikan usulü referans mektubu yazmayı da bilmiyor maalesef. Bir yakinimdir, çok iyidir, çalışkandır, gerekirse bana telefon açın sorun demek yetmiyor yani. Tabiki bilmek zorunda değilsiniz ama ABD'ye yazıyorsanız ona göre yazmalısınız). 

Diploma notu meselesine geri dönelim. Şimdi Türkiye'den Z üniversitesinden mezunsunuz. Diploma notunuz 2.00 (4.00 üzerinden). Bu hasbelkader mezun oldunuz demek, boşuna ABD'de doktoraya falan başvurmayın. Diploma notunuz 4.00, okul birincisisiniz. Hemen ABD'ye doktoraya başvurayım bana bir sürü tekliflerle gelirler de demeyin. Yukarıda söylediğim gibi dünyadaki en iyi üniversitelerden birisinden mezun değilsiniz (hatta pek çok listede ilk 500 bile değil). Ama tabiki bu not ortalamaları sizin hakkınızda bir takım bilgiler veriyor. Aynı ülkeden 4.00lık bir öğrenci 2.00lık bir öğrenciye göre her zaman daha dikkat çekicidir. (Yine de bir rakam vermemi isterseniz: İlke olarak diploma notunuz 3.00'dan aşağı olmasın). 


---devamı burada---

Doktora

"Doktora yapmak zor mu?" "Nasıl bir şey?" benzeri sorular geliyor. Ben de ufak ufak --hiç bilmeyene göre-- cevap vermeye başlayayım dedim.

Doktora yapmak zor mu, evet zor tabiki :) Normal şartlarda yükseklisans lisanstan; doktora yükseklisanstan zor olmalı. Üniversitede biraz daha kalırsam aynı şekilde acaba bana doktora verirler mi diyorsanız, o öyle olmuyor (belki eskiden Türkiye'de oluyordu, bilemiyeceğim). 

"Peki, bütün doktoralar aynı mı?"

Hayır bütün doktoralar aynı değil. Hem eğitim, hem içerik, hem üniversite, hem ülke vb açılardan doktora eğitimi, şekli, önemi, değişmektedir. 

Şöyle ki:

Ülke açısından: ABD'de (iyi üniversitelerde) doktora genel olarak 5 ve daha fazla sene sürmektedir. Eğitimin ortalama ilk 2 senesi yoğun bir şekilde ders almayla geçer. Bu öyle ki kendinizi sürekli ödev yapan, kısa-uzun 'paper'lar yazan, başını kaşıyacak zamanı olmayan birisi gibi hissedersiniz. 

Doktora yaparken başka bir işte çalışmak pek mümkün değildir. (İyi) üniversitelerin (R1, R2 vb.) hiçbirisi paralı doktora yaptırmaz. Yani parasını vereyim doktoramı şu üniversitede yapayım diye birşey yoktur. Doktoraya genellikle fellowship (karşılıksız başarı bursu) veya öğrenim/araştırma asistanı (TA/RA) olarak kabul edilirsiniz. Bunun karşılığında da okul parasını ödemezsiniz ve yaşam giderlerini karşılayacak kadar bir 'maaş'ınız olur. 

Başvuru süresinin başlaması kasım-ocak ayları arasına dekgelir, kabul/red mektupları ocak-15 nisan arası gelir. Başvuru için lisans/lisansüstü not ortalamınızın çok iyi olması, (alanınıza göre) GRE, TOEFL sınavlarında okulun belirlediği (ve daha üstü tabiki) puanlar almanız, niyet mektubunuzun ve referans mektuplarınızın çok iyi olması beklenir. Dönem ise eyaletten eyalete değişmektedir ama Ağustos-Ekim arası başlar. 

Üniversiteler sizin daha önce gelmenizi ve üniversiteye adapte olmanızı isteyeceklerdir. Bütün herşeyiniz dört dörtlük olsa da bir doktora programına dünyanın heryerinden çok iyi öğrenciler başvurmaktadır. Genelde aynı anda aynı ülkeden birden fazla öğrenci alındığı durumlar nadirdir. 

---devamı burada---

17 Şubat 2014

Araştırmaya katılım çağrısı

Günlük yaşamda kullanılan Türkçe için toplam 38 cümleyi değerlendirmenizi istiyoruz. (dilbilimciler katılmasın) 

Çok teşekkürler.

14 Şubat 2014

Araştırmaya katılım daveti

Renklerin dillerde kullanımı ile ilgili araştırmamızın bir sonraki aşamasına katılım daveti: 

12 Şubat 2014

Onursal doktora

Üniversitelerin onursal doktora vermelerinin pek çok siyasi ve ticari nedenleri olabilir. Bu nedenle, onursal doktora aldığında akademik anlamda doktora yapmış gibi sayılmıyorsun.

Onursal doktora yapınca adının önüne doktor yazılması pek hoş karşılanmaz üniversite çevrelerinde. Benden söylemesi.

Örnek: http://www.mef.edu.tr/icerikler/files/Mutevelli_Heyet_Baskani_cv.pdf

10 Şubat 2014

Akademik iş görüşmesi anıları-2

Yazımıza kaldığımız yerden devam edelim. 

Yazılarım tamamen hikaye şeklindedir. Ben yazdığım için tamamen taraflıdır :) İlki burada.

Neyse İstanbul'a döndükten sonra yavaş yavaş da olsa çeşitli davetler almaya başladım: Gelin görüşelim. O yüzden CV'ye Türkiye'den telefon edebilecekleri bir telefon numarası yazmakta fayda var. Yurtdışına telefonları kapalı olabiliyor :) 

Ben de davete icabet etmeye başladım. İlk gittiğim üniversitenin yerini bulmak biraz zor oldu. Bir mahallenin içerisinde ara sokaklarda bir yerlerdeydi. Sorunca gösteriyorlar yerini. Tabii bildiğiniz, gördüğünüz üniversitelere benzemeyen bir yer. "Kampüs" çeşitli binalardan oluşuyor. İçiçe geçmiş ve bütün boş alanlar kafelerle kaplı. Bölüm başkanının odasını aradım ve buldum. Ama odasında değildi, dersteymiş. Muhtemelen mesaisinin yarısını ders vererek geçen birisiydi. Tanıştık, sonra dekan yardımcısı ve dekanla tanışmalar. Klasik şeyler.

Ancak, dekan yardımcısının yanına gittiğimde ilginç bir manzarayla karşılaştım. Sonradan kimdir nedir diye baktığımda öğrendim ki bu kişi Türkiye'nin ücra bir köşesinde kariyerini tamamlayıp / emekliliğini almış, doğal olarak da dünyadan pek bir haberi yok (bu kategorideki pek çok profesörde olduğu gibi CV'si akademik anlamda boş). Neyse merhaba merhaba; niye geldiniz; ee siz çağırdınız; CV'imi göndermiştim faslından sonra bu kişide bir özgeçmişim olmadığı ortaya çıktı. Tabiki yanımda dosyam ve yeterince sayıda basılmış CV'im vardı :) Hemen buyrun dedim uzattım. Allah için, okuma yazması olduğundan eminim. Şöyle bir baktı, muhtemelen ismime ve eğitim geçmişimi okuyacak kadar. 

Sonra sorduğu ilk soru şuydu:

"Hemşerim, memleket nire?"

Hiç beklemediğim bir soru. Üniversitede öğretim üyesi pozisyonu için davet üzerine görüşmeye gelmişim, 'memleketim' soruluyor. Yani karşımdaki ırkçı birisi olsa, benim tipim ortalama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı tipi. Irkçılık yapılacak bir tipim yok yani. Sonradan anladım ki bu kişinin başka soracak sorusu yok zaten. Hasbelkader üniversite ortamına düşmüş. Tipik, profesörlüğünden yararlanılarak bölüm kurdultulan hatta dekan yardımcılığı yaptırılan, dekanlık yaptırılan birisi.

Sonra işte bizim başka öğretim üyelerine de ihtiyacımız var vs kısmını da tamamladık sohbetimizin ve dekanla tanışmaya yola çıktık. Bir toplantı varmış. Öğrencilerin de katıldığı çeşitli insanların konuşma yaptıkları bir kaç saatlik bir olay. Kalabalık bir ortam, davetliler var. 'Oditoryum'a gittik bir binanın bodrumuna. Öğrenciler gelmiş, öğretim 'elemanlar'ı gelmiş. Dekanı bekliyoruz. En son o geldi. Öğretim elemanları ayağa kalktılar, önlerini iliklediler, nerdeyse 'esas duruşlarını' gösterecekler. Ben de noluyoruz, nereye geldim ben, diye içimden geçiriyorum. Neyse dekan da geldi, aynı dekan yardımcısı tipinde ve özgeçmişine sahip, ağır aksanlı. Yine sonradan başka yeni kurulan üniversitelerde dekanlık yaptırılan birisi işte. Tanıştık, ayaküstü. Hocamızı alacağız vs.ler havada uçuştu ve ben konuşmalara verilen ilk arada başka görüşmelerim olduğunu bahane edip oradan ışık hızıyla uzaklaştım. 

Benim aklımda sadece şu kaldı:

"Hemşerim, memleket nire?"

Akademik iş görüşmesi anıları-1

Akademik iş görüşmesi anıları yazı dizime hoşgeldiniz. Burada bir kurum ve kişi adı vermeyeceğim. Sehven yapılmış bir benzetme olabilir.

Türkiye'ye gelmem kesinleştikten sonra, dönmeden hemen önce, "ortamı" çok bilmediğimden çeşitli üniversitelerin websitelerinde akademik kadro ilanları aradım, pek bulamadım (yazılmıyormuş, kadro meğer genelde kişiye özel çıkıyormuş, sonradan öğrendim) e-posta ile akademik kadro ilanları ile ilgili sorular sordum sonra özgeçmiş göndermeye başladım. ABD'de doktora yapanlar bilir, bunun yanısıra başvuru mektubu, araştırma/öğretim "statement"ları, referans mektupları, yayınlarınız vs hazırlarsınız. İsterseniz bunları da gönderebilirim vs de dedim. 

Genelde, tabii ki, e-postalarıma bir yanıt alamadım. İlk aklıma gelen yaa herhalde bunlar aşmış üniversiteler, dünyanın en iyi üniversiteleri, en başarılı biliminsanları ki tenezzül bile etmiyorlar fikriydi. Tabii sonradan öğrendim ki 

1) Bizimkilerden bazıları daha e-posta ile iletişim evrimine geçememişler. 

2) Bazıları da e-posta 'yazılı' olduğu için yazılı her türlü belgeden korkarlarmış. 

3) Bazıları bu tür işleri ilkönce telefon görüşmesi ile hallederlermiş. 

4) Boyuna-posuna bakılmadan herhangi bir cevap verilmezmiş vs.

Devamı gelecek...


09 Şubat 2014

Renk araştırması

(Yeni) renk araştırmasına katılır mısınız? http://goo.gl/rSpcwf

02 Şubat 2014

Psikolojik danışma/terapi merkezleri

Sevgili arkadaşlar,

Websitemde (http://www.enginarik.com/) psikoloji ile ilgili çeşitli bilgiler yayınlıyorum. Psikologların çalıştığı bazı psikolojik danışma/terapi merkezleri ile de bilgi vermek istiyorum. 

Sahiplerinin/çalışanlarının özgeçmişlerinin veya CVlerinin yer aldığı yerlerle ilgili bilgi toplamaya başlıyorum. Eğer böyle (yasal) bir merkezde çalışıyorsanız veya önereceğiniz bir merkez varsa benimle iletişim kurabilir misiniz? 

email: enginarik@enginarik.com
Teşekkürler.