23 Ocak 2014

Türkiye'de üniversite "geleneği"

Türkiye'ye döndüğüm zaman karşılaştığım şeylerden birisi, 'ya burası Türkiye burada bir üniversite "geleneği" var. Burası [sözgelimi] ABD değil' gibi sözlerle çok karşılaştım. Mesela, böyle ders yükü mü olur, kütüphanesiz üniversite mi olur, derslik kilitlenir mi, kampüse giriş-çıkış saatleri belli mi olur, yayınsız hoca mı olur, vs. gibi sorularıma aldığım yanıt genelde 'Burası Türkiye.' Oysa üniversitenin Türkiye'si, ABD'si vs. olamaz.

Gelenek iyi bir şey ama gelenek muhafazakarlığı, yani değişime açık olmamayı, öncü olmamayı gerektirmez. Aksine üniversite yeniliklere açık olmak zorunda ve yenilikleri üretmek zorundadır. İsminin kökeninde de olduğu gibi yerel ve geleneksel değil universal yani evrensel olmak zorundadır. Bilgi tekrarlamaz; bilgi üretir, uygulamasını gösterir. 

Bana gelenekten çok bahsedildiği için üşenmeyip üniversitelerimizin kuruluş tarihlerine bir bakayım istedim. Ne kadar sürede bu gelenek(sizlik) oluşmuş acaba?

Kuruluş tarihleri:

İstanbul Üniversitesi 1933 (buraya da bakın)
Ankara Üniversitesi 1946
Ege Üniversitesi 1955
ODTÜ 1956
Hacettepe Üniversitesi 1967
Boğaziçi Üniversitesi 1971

Tabii bu üniversitelerimizin farklı okullarının/meslek yetiştirme kurumlarının/bölümlerinin kuruluş tarihleri farklı olabilmekte. Yukarıda resmi kuruluş tarihlerini verdim. (Avrupa'daki üniversitelerin tarihsel olarak Katolik Okullarından Katolik Üniversitelerine dönüşmesi, o giyilen cüppe meselesini de başka birileri yazsın. Veya ileride yazarım :))

Özü, üniversite universal yani evrensel olmak zorundadır. Bilgiyi papağan gibi tekrarlayan kurumlar değil, (zaten ileri ülkelerde olduğu gibi) bilgiyi üreten değişimi hazırlayan kurumlardır.

Yazarım daha bu konuda...