AKADEMİK DÜNYA "aman çok akademik"

24 Aralık 2013

Üniversiteye girerken...

Başlığı tamamiyle kapıdan içeri girerken anlamında kullandım :)

Bazı üniversitelerimiz biliyorsunuz "turnike" sistemi adı verilen yani kapıdan girişte kart 'basarak' girme sistemine geçtiler, geçiyorlar. Bir de bunun yanında "parmak izi sistemi" de varmış. Ola ki kartınızı unutursanız, yerine parmağınızı basabilirmişsiniz. Bunun amacı da güvenlikmiş.

Akşam akşam hiç güleceğim yoktu (!) 

Hasbelkader konferans vb amaçlarla dünyanın çeşitli ülkelerinde üniversitelere girdim çıktım. Hem öğrenci hem de 'akademik' olarak Hollanda ve Amerika'da bulundum. Türkiye'deki kadar üniversite kapılarında silahlı insanların bulunduğu, güvenliğin olduğu, turnikelerin olduğu hatta böyle parmak izi sisteminin olduğu bir yerle karşılaşmadım.

Malum Amerika gibi silah taşımanın bazı eyaletlerde oldukça yaygın olmasına ve hatta insan ölümlerine sebebiyet vermesine rağmen böyle birşey yok. 

Herhalde bunlar salak, bir bizimkiler akıllı.

Tabiki asıl amacı güvenlik olsa uluslararası havaalanlarında olduğu gibi üst taraması yapılan cihazlar bulundurmaları ilk akla gelen şey olabilir. Ama amaç tabiki güvenlik D-E-Ğ-İ-L!

Amaç bu alet edevatları satan şirketlerin de belirttiği gibi "Parmak izli Personel Devam Kontrol Sistemleri." Aynen alıntılıyorum: "(...) piyasada ki birçok muhasebe programıyla entegre çalışabildiği için personelinizin giriş çıkışına baglı olarak aylık maaş hesaplamasına zamana baglı olarak biribir hesaplama yapar. Bu sayede zamandan büyük kazanç sağlamış olursunuz. Ayrıca sistemle vardiye sistemini belirleyerek o gün gelmesini istediğiniz personelin içeri alınmasını sağlarken vardiya saatleri uyuşmayan personelin girişlerini otomatikman engellemiş olursunuz."

Şimdi bazılarınız diyebilir ki 'ee orası işyeri patron yatırım yapmış işçiyi (!) tabiki takip edecek ona göre maaşını verecek.' (Ki bazı üniversiteler bu densizliği de yapıyorlar).

Yok efendim orası herhangi bir işyeri değil. 
Orası Ü-N-İ-V-E-R-S-İ-T-E! 
Hani özgür bilim, araştırma, öğrenim falan yapılan yer. 

Akademik ve idari personelin iş tanımlarının belli olduğu bir yer. Yani oradaki "üretimin" tanımı, içeriği ve verimin (ya da performansın diyelim) nasıl değerlendirileceği vs bellidir. 

Üniversiteler 24 saat açık olan yerlerdir.

Bir akademisyen olarak böyle uygulamaları kınıyorum ve sonuna kadar karşıyım. 

Bu tür işletmelere lafım şu:

Benim beynim, bilimsel ve öğrenimsel/öğretimsel üretimim sadece 8:00-18:00 arası çalışmıyor, arkadaşım. Anladın mı?

Seninki öyleyse ben bilemem. O senin sorunun.