14 Ekim 2013

Türkiye'de ismin önünde ünvan kullanımı

Türkiye'de ismin önünde ünvan kullanımı sadece üniversitelerimizle sınırlı değil. Ama (ş)akademik'te yazdığıma göre üniversitelerle ilgili kısım benim ilgimi çekiyor.

Bu durum, belki, Alman biliminsanlarının Türkiye'deki ilk üniversitelerin kurulmasında görev almaları ve/veya üniversiteleri yapılandırmasından kaynaklanıyor olabilir. Almanya'da nasıl(dı) bilemediğim için bu kısmı atlıyorum. (Yok Türkiye'de ilk üniversite 1453 yılında kurulmadı. Ama İstanbul Üniversitesi falan filan demeyin. 1. 1453'te Türkiye diye bir ülke yoktu. 2. Madem 1453'te kuruldu bana 1933'ten önce bir çalışanını veya mezununu söyleyin ben de bileyim :) 3. (Tasviye edilen/Kapatılan) Darülfünun falan demeyin bana kalbinizi kırarım. O da 1453'te kurulmadı. 4. Medreseleri üniversite kabul ediyorsanız 1453'ten önce de medreseler vardı... Daha uzatmayayım bu konuyu.)

Asıl konuma döneyim: Ünvan kullanımı. Üniversitelerde verilen eğitimin en yüksek derecesi doktoradır. Doktoradan öte eğitim yoktur. Doktora derecedir, ünvan değildir. Post-doc (post-doktora) eğitim değildir. Kabaca araştırma odaklı (ders verme odaklıları da var) geçici iştir diyelim. Yardımcı doçent, doçent, profesör vs. üniversiteler tarafından verilen ünvanlardır, atama yoluyla yapılır, eğitimle alakası yoktur. Profesör doçentten daha çok bilir diye bir genelleme yapılamaz. 

Türkiye'deki merkezi olarak yürütülen doçentlik sistemi biraz Almanya'daki 'habilitation' sistemini andırıyor. Eskiden bunun adı 2. doktora teziydi. Almanya dışında gelişmiş ülkelerde böyle bir uygulama var mı bilemiyorum. Daha bu doçentlik, 'tenure' vs. meseleleriyle ilgili uzun uzun yazarım. Ama ünvan meselesine geri dönelim.

Normal şartlarda Amerikan üniversitelerinde yardımcı doçent, doçent, profesör gibi ünvanlar üniversite dışında pek kullanılmaz hatta üniversite içinde bile kullanılmaz. Çünkü aslolan (geçerli olduğu alanlarda) Ph.D.dir, yani doktoradır. X üniversitesinde Prof. ünvanlı bir kişi, Y üniversitesinde de aynı ünvana sahip değildir. Ünvan sadece X üniversitesini bağlar, Y'yi değil. Ofis kapılarında Prof.Dr. vs. diye yazmaz. Kişilerin normal isimleri yazar o kadar (Hatta Türkiye'deki çoğu üniversitede olduğu gibi ingilizce Assoc.Prof.Dr., Asst.Prof.Dr. diye de yazılmaz. Madem ingilizce yazacaksınız o zaman Asst.Prof., Assoc.Prof. yazın. Dr.sini eklemeyin. Bir öğrenin şunu artık ya!). 

Eee nolmuş yani diyorsanız, üniversite dışında bu ünvanların kullanılmasına ne gerek var derim ben de. Sakın saygınlık kazanmak ve çıkar sağlamak amacıyla olmasın. Köşe yazarı olan, üniversite dışında 'işyeri olan' ve akademik ünvanı olan kişilerin, üniversitede çalışmıyorken hatta emekli olduklarında bile bu ünvanlarını kullanmalarını nasıl açıklayabilirsiniz başka türlü?