19 Ekim 2013

Alternatif eğitim

[taslak halinde bir yazı]

Daha önce parasız eğitim ile ilgili kısa bir yazı yazmıştım. Şimdi de bununla biraz ilgili alternatif eğitim konusunu ele alıyorum. Yok hemen bu ne böyle, alternatif tıp gibi birşey mi diye düşünmeyin. 

İlkönce kendi pozisyonumu açıklayayım, yanlış anlaşılmaya mahal vermeyeyim: Üniversitelerin meslek edindirme yerleri olduğunu düşünMÜyorum. 

Gelelim konumuza: Dershanecilik, eğitim kampçılık, sertifikacılık, eğitim belgecilik, sınavlara hazırlıkçılık vb. adı altında Alternatif eğitim. 

Türkiye'de normal eğitimin paralı/parasız olması gerektiğini düşüneduralım, aslında biz farketmeden çoktan alternatif eğitim yolları bulunmuş ve uygulamaya geçmiş durumda. Malumumuz olduğu üzere zaten dershanecilik ilkokuldan üniversiteye kadar almış başını gidiyor. Gazete haberlerinde dersanelerin (dersane diye yazacağım, 'prescriptivist'ler kusura bakmasın) kapatılması ve/veya liselere/okullara dönüştürülmesi gündemde diye yazıyordu. Bu mümkün mü? Dersanecilik sadece ilkokuldan üniversiteye kadar mı?

Tabiki değil. 2001'de tamamladığım lisans eğitimimi yaparken, lisanstan sonrasını ilgilendiren hatırladığım kadarıyla Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) vardı ve çoktan çeşitli kurumlar TUS sınavına hazırlık kursları/eğitimleri veriyordu. Örneğin:


Bunun dışında hatırladığım kadarıyla sonradan ismi ALES olacak LES (Lisansüstü Eğitim Sınavı) sınavı yeni yeni yapılmaya başlanmıştı. (A)LES'in tarihi kabaca 10-15 sene. Bu arada merkezi üniversite sınavlarının çeşitli adlar altında 1974'ten itibaren yapılmaya başlandığını hatırlayalım. Çok da eski değil. Bugün yapılır, yarın yapılmaz, her sene sistem, içerik vs değiştirilebilir. Bu bazılarının iki dudağının arasından çıkacak sözcüklere bağlı. 


Öte yandan ALES dışında son senelerde üretilen/ortaya çıkan sınavlar: ÜDS, KPSS, KPDS (herhalde kaldırıldı bu). Eminim daha pek çok sınav vardır. Bu sınavlara hazırlık adı altında da pek çok dersane ve benzeri kurum halihazırda var. 



Sertifikacılık / Eğitim belgesicilik: (yazacağım bu konuyu ayrıntılı bir şekilde).

Bazıları bunun alternatif eğitim yerine tamamlayıcı olduğunu düşünebilir. Ama değil. Bunun nedenlerinden birisi eğitim pazarının oluşturulması, pazarın büyütülmesi ve pek çok bileşenli yeni oyuncuların bu pazardan 'ekmek yemesi.' Test kitapları, başvuru ücretleri, dersane/kurs ücretleri vs düşünüldüğünde muazzam bir pazarın oluşturulduğunu görmek zor değil.

Bu konuyu Beril'e açtığımda o da bana pek çok konuda olduğu gibi eğitimde de 'kısa yol'ları bulmuş durumdayız dedi. Örneğin, toplu taşıma. Belediye otobüsleri yeterli olmadığında, minibüsler piyasaya sürülüyor. O da yetmiyor, özel halk otobüsleri (oldum olası beni çarpan bir kavram bu: 'Özel' ve 'Halk' kelimesinin yanyana kullanılması), o yetmiyor taksi, o yetmiyor dolmuş, taksi-dolmuş vs. Neden olan bir şeyi düzeltmek/iyileştirmek yerine, çeşitli yamalar yapıp alternatifler oluşturuyoruz?